Klübe girer girmez gördüm onu. Bir iki saniye bana baktıktan sonra yanındaki kıza döndü tekrardan. Tamam, o eğlencesine bakarsa ben de bakacaktım. Sonuçta o bu gecelik bir kızdı ve benim o tek gecelik kızlar gibi olmaya hiç niyetim yoktu.
Esin'in "içme." demesine aldırmadan içmeye başladım. Yapacağım şey için cesarete ihtiyacım vardı. Barlas'ın yanında oturan tanımadığım iki erkek daha görünce çoktan planımı yapmıştım çünkü.
Iyice sarhoş olduğumdan emin olduktan sonra onların masasına doğru ilerledim.
"Selam."
"Sana, yüz vermezsem üzülme demiştim değil mi?" diyen Barlas'a alayla baktım.
"Pardon? Ne kadar da yüceltiyorsun sen kendini ya. Senden bir şey isteyen mi oldu?"
Yanındaki çocuğa dönüp "Dans edelim mi?" diye sorunca Barlas'ın hafiften şaşırdığını hissettim. Beni kolumdan çekip yanına oturttuktan sonra "O göğsündeki yazıya rağmen hangi erkek sana bakar sanıyorsun?" diye sorunca "Gör bak bakalım, kimler bakıyormuş." deyip hızla yanından kalkıp az önceki çocuğa elimi uzattım. Çocuk da Barlas'a piç gülümsemesinden birini atıp benimle geldi. Dans ederken beni çevirip kendine yasladıktan sonra "Çok cesursun doğrusu." diye bağırdı kulağıma.
"Nerden çıktı bu?"
"Barlas'a laf sokmalar falan."
Sadece gülümseyip dansa devam ettim.
"Kusura bakma ama biraz daha devam edersem bu akşam buradan sağ çıkabileceğimi sanmıyorum." diyerek çenesiyle Barlas'ı işaret eden çocuk yanımdan ayrıldı. Barlas'a kaydı o sırada gözlerim, ben demiştim der gibi alayla gülüyordu. Hah! Bakalım bakmazlar mıymış?
Içkinin de verdiği gazla dans eden kızlardan birini indirip yerine geçtim. Güzel dans ederdim ve şu an erkeklerin ıslıklarına bakılırsa sarhoş olmam birşey değiştirmemişti. Beni yukarıda gören Esin şok olmuş bir biçimde beni izlerken ben sadece müziğin keyfini çıkartıyordum.
Aşağı inince birinin kolumdan tutmasıyla o tarafa döndüm.
"Dans edelim mi?"
Tanımadığım çocukla dans ederken Barlas'ın gözünün içine baka baka dövmeyi işaret ettim çocuğa.
"Bunun sahibi bu yazı burada olduğu sürece hiçbir erkek sana bakmaz dedi. Ne dersin? Bakmazlar mı?"
Çocuk bana yaklaşıp "Bana farketmez." diyince zaferle sırıtarak Barlas'a döndüm. Ne yaptığımı anlamıştı ve şu an sinirli bir ifadeyle bakıyordu bana. Sinirlenirdi tabi, ben kazanmıştım.
Artık dans etmekten yorulmuş ve sarhoşluğun etkisiyle iyice başım dönmeye başlamıştı.
"Ben gidiyorum, yoruldum."
Tam gideceğim sırada dans ettiğim çocuk kolumdan tutup "Ben bırakırım hem istersen bana gideriz." deyince bakakaldım bir an.
"Arkadaşım var. Bırak."
"ikinize de yeterim ben merak etme." deyip beni sürüklemeye başlayınca gücüm yetmediği için onunla gitmeye başladım ben de. Hayvan, öyle bir sıkıyordu ki zaten kolumu, yarın mosmor olacağından emindim.
Çocuk beni hala sürüklerken başka biri tarafından tutulduğumu hissettim.
"Bırak!"
"Hadi ya, kim demiş?"
"Ben"
Konuşan kişiye bakmama gerek bile yoktu, her şeyini kazımıştım beynime. Ama onun çoktan yanındaki kızla içerideki odasında olması gerekiyordu. Ki şu an daha da önemli bir ayrıntı vardı, beni korumuştu.
Çocuğu iyice benzettikten sonra beni kolumdan çekistirip dışarı çıkardı. Esin de pesimizden geliyordu o sırada ve benim ilk dans ettiğim çocuk da.
"Manyak mısın kızım sen? Yürü git evine."
"Sana ne be. Neden dövdün çocuğu?"
"Lan deli misin sen? Çocuk zorla götürüyordu seni."
Bayağı bir sinirlenmişe benziyordu.
"Sana ne. Belki naz yapıyordum."
"Sikerim lan senin nazını. Defol git!"
"Hah! Bir de utanmadan kovuyor. Ne diye rezil ediyorsun be gecemi sen?"
Ben bağırırken Esin kolumdan tutmuş arabaya bindirmeye çalışıyordu beni. En son Barlas baktı benim susacağım yok, belimden tutup beni arabaya attığı gibi kemeri bağlayıp kapıyı kapattı. Ne güzel de sigara kokuyordu öyle.
"Kızım manyak mısın sen? Yani tamam öylesine bunu herkese belli etmek zorunda mısın?"
"Çok güzel kokuyordu be Esin."
Esin gözlerini bir an için bana dikip sabır diler gibi mırıldandıktan sonra yola odaklandı. Benim yerime aklını kullanıp içki içmeyen arkadaşım benim kurtarıcım olmaya karar vermişti bu gece.
------------
"Kızım manyak mısın sen? Barlas Barlas diye ağlayıp başka erkeklerle fingirdiyorsun."
"Aman Esin ya. Hiç anlamıyorsun erkek psikolojisinden."
"Sen erkek profesörü kesildin başımıza bakıyorum."
"Çok konuşma Esin ya. Dersi kaçıracağız."
"Ah, demek sonunda dersler aklına gelebildi. Ben de ileri de bademcik ameliyatı yerine böbrek ameliyatı yapmaya başlarsın diye korkuyordum açıkçası."
Yüzümü buruşturup "Hıı." dedikten sonra Esin'in koluna girip dersliğe doğru yürüdüm. Esin ve ben tıp okuyorduk Barlas ve yanındaki çocuk da iktisat. Gökalp'di sanırım çocuğun adı. Dün tüm sosyal medyayı araştırıp öğrenmiştim.
Dersten çıkınca bahçeye çıkıp az önceki dersten sonra buhar çıkmaya başlayan beyinlerimize temiz hava aldıralım dedik.
"O nasıl derstir ya?"
"Ah ahh. Asıl o nasıl gözler?"
"Ha?" deyip benim baktığım yöne bakan Esin, Barlas'ı görünce kaşlarını çatarak tekrar bana döndü.
"Bırak artık şu çocuğu. Okulda sürüyle düzgün çocuk var, neden taktın ona?"
"Istemiyorum düzgün çocuk falan. Nedeni yok, onu istiyorum ben."
O sırada yanımıza gelen iki kişiden biri konuşabilir miyiz diye sorunca söyle bir baştan aşağı süzdüm.
"Konuşalım."
"Yalnız olsak?"
"Tamam."
Esin'in ve Barlas'ın kızgın bakışları eşliğinde bahçenin köşesine doğru yürüdük. Yarım olan duvarın üzerine oturunca çocuk da karşıma geçip konuşmaya başladı.
"Aslında lafı uzatmak istemiyorum, güzelliğinin farkında olduğuna eminim. Ben, sevgilim olmanı istiyorum."
"Hmm." deyip dudaklarımı büzdükten sonra Barlas'a bakıp, bana bakan gözlerini görünce gülümsedim.
"Yakışıklı çocuksun. Ama başkasını seviyorum ben."
"Hadi ya. Şansıma tüküreyim ben."
Küçük bir kahkaha atıp, elimi omzuna koyduktan sonra devam ettim.
"Istersen arkadaş olabiliriz. Sana kız bile ayarlarım, söz."
"Tamam. Ne yapalım." deyip bana gülümseyen çocuğun adının Taşkın olduğunu öğrenip yanından ayrıldım. Görüşürüz derken yanağını öpmeyi unutmadım ve tabi ki tüm bunlar dikkatle beni izleyen Barlascığıma yapılmış küçük bir gösteriydi.
Derse girerken kolumun tutulmasıyla arkamı döndüm. Barlas!
Esin'e geliyorum dedikten sonra duvara yaslandım.
"Hayırdır? Kolumu çok sevmişe benziyorsun. Kesip vermemi ister misin?"
Barlas kolumu bırakıp konuşmaya başladı?
"Ne yaptığını sanıyorsun sen?"
"Pardon?"
"Her gün başka erkekle kırıştırmalar falan."
Sırıtarak cevap verdim.
"Pardon derken açıklama istemedim. Neden merak ettiğini sordum. Sana ne?"
"Daha geçen gün beni sevdiğini söyleyen sen değil miydin?"
"Evet, seviyorum. Ama sen sevmiyorsun, üstelik sevgilin var. Bu yüzden istediğim kişiyle kırıştırırım. Aciz gibi peşinde dolanacağımı ya da beni sev diye yalvaracağımı falan mı sandın?"
"Ne değişik kızsın sen be?"
Iyice bana yaklaşan Barlas'la onu öpme isteğim içimde horon tepişirken sakin kalmaya çalıştım.
"Seni alakadar etmez. Izin verirsen derse gireceğim."
"Tabi, gir."
"Çekilsene." deyip Barlas'ı itmem bir işe yaramayınca sinirle gözlerine bakmaya başladım. Elaydı işte.. Nasıl bu kadar güzel olabiliyordu ki?
"Ne bakıyorsun kızım?"
"Gözlerini oyup alsam mı diye düşünüyordum da."
"Allahım." diyerek yukarı bakıp sabır dileyen Barlas'a bakmaya devam ettim. Ne kadar yakışıklı olduğunun farkında mıydı acaba? "Hadi dersine ikile." deyip beni serbest bırakınca derse girdim. Iki saniye önce bukadar yakınımdayken onu düşünmek yerine kim dersi dinlemek isterdi ki?