Sonsuza dek mutlu kalacağımızı sanmıştım. Yorgun adımlarla sarayın kullanılmayan kulesinin tepesine çıkmıştım. Burası benim için çok özel bir yerdi. Kardeşlerim ve benim ağaç evimiz gibiydi. Parmak uçlarımı içten ve dıştan sarmaşıklarla kaplı olan kulenin taş duvarlarında gezdirdim. Beyaz güller çocukluğumuzun mezarı olan bu anıtta sembolik bir anlam taşıyorlardı. Son basamağa ayağımı basınca ahşap kapıyı açarak yuvarlak odanın içine girdim. Gözlerim dolmuştu. Geçmiş hala benimle yaşarken idealimde ki güçlü lider olamazdım. Kapıyı kapattıktan sonra kolçaktan elimi çektim. Üzüm asmalarının olduğu büyük pencerelerin önüne yürüdüm. Kollarımı kendime sarmıştım. Ryan, Mercury, Lith, Abel ve Kayin ile bu yerde çok anımız vardı. Doğacak olan kardeşimizi büyük bir mutlulukla karşılayacaktık. O

