Başım dönüyor artık. Bu sıcakta oradan oraya koşturmak resmen imanımı gevretti. Hayır yani bir de bugün koşturmaca yok diye şıkır şıkır topuklu giyindim. Akşam ayaklarımı Barış'a yıkattırayım da görsün. Götüm koltuk yüzü görmeden fıldır fıldır gezdiğim için ofise girer girmez Esat abinin karşısındaki koltuğa resmen yapıştırdım kendimi. O da yetmedi ayakkabılarımı çıkarıp ayağımı kokladım, rahatsız edici bir koku olmadığına kanaat getirdikten sonra da ortadaki sehpaya uzattım. Esat abi sanki burnumu karıştırıyormuşum gibi iğrenerek bakınca çok az utandım ama hemen geçti. - Hiç öyle bakma patron, anam ağladı bütün gün. - Tamam bir şey demiyorum ama o ayağını kokladın mı sen az önce? - Evet. Kokuyorsa uzatmayacaktım. Bereket ki doğar doğmaz tuzlamışlar da öyle kokma huyum falan yok. Ama b

