"Ateş?" "Geliyor gelmekte olan... Söyle hayatım." Omzuna vurdum. "Bir kere de pislik yapmasan olmaz değil mi?" "Yapmıyorum ki, dinliyorum işte." Nefesimi verip konuştuğumda Ateş çayından bir yudum aldı. "Ben dün Poyraz ile bir yere gittim." "Evet." "Babamın bir arkadaşını görmeye gittik." "Evet, biliyorum." "Nasıl?" "Poyraz söyledi. O adam sayesinde bir şeyler bulabiliriz." "Nasıl ya? Poyraz yanımdan hiç ayrılmadı. Sana ne zaman söylemiş olabilir ki?" Gülümseyip sandalyemi kendisine çekti. "Söyledi işte. Önemli olan o değil." "Neymiş önemli olan?" Saçlarımın bir tutamını kulağımın arkasına getirdi. "Sen." Dudaklarıma yöneldiği gibi başımı çevirip ayağa kalktım. "Geç kalacağım. Hadi, hastaneye bırakacaksın beni değil mi?" Ayağa kalktı. "Evet, bırakacağım. Annemi de göreceğim.

