Yaşamak nasıl bir şeydi ? Nefes almak mıydı ? Dakikaların , akrebin yelkovanı kovalaması gibi miydi yaşamak. ? Yoksa sadece öylesine miydi hayat.. Ne anlam katardı hayata. Arabalar, evler , para ? Yoksa bir çocuğun şen kahkahası mıydı hayatı yaşanır kılan. Vazgeçilemez bir gülücük müydü? Minicik dudaklarından çıkan tek sözcük müydü ? Evlat mıydı hayat... Koca bir dünya bir çocuğun gülüşünde saklı olabilir miydi ? Lale gözlerini açtığında , göğsünden kopup gelen bir hıçkırıkla nefesi kesildi. Aklına bir bir yağan gerçekler nefesini kesti. Gitmişti bebeği.. Uzaklara ondan kilometrelerce , uzaklara gitmişti. Kokusu , gülüşü , gitmişti. "Oğlum " "Şiit sakin ol bebeğim " dedi genç adam gülümseyerek. Dudaklarını Lale'nin alnına bastırdı. Kokusunu içine çekerek öptü. "Oğlum gitti yağız canı

