36. BİR ÇUVAL İNCİR BERBAT!

633 Kelimeler
GONCA'NIN AĞZINDAN... "Deveye sormuşlar neren doğru, o da demiş ki nerem eğri ki!" Çok komik duruyordu. Sinirden verdiği örneğin bile yanlış olduğunun farkına varamayacak kadar kıskanmıştı. Aşağıda Umay'a kızmıştım ama abisini öyle iyi tanıyorki, ne durumlarda bana yakınlaşacağını biliyordu. "Cemal Atakan ha! Sen de aşık mıydın peki?" Cümleyi duyana kadar yere sabitli olan gözlerim Toprak'ın mavileriyle buluştu. "Saçmalama!" dedim. "Mankenmiş! Bende de boy var tamam mı? Yani istesem ben de manken olurdum." Kafamı tekrar yere eğip sessizliğime devam ettim. Kıskançlık durumu aşırı hoşuma gidiyor, evliliğimize olan umut direncimi yüksek tutuyordu. Sanki umurumda mıydı Cemal'in manken olması? Seni seven kalbim başkasının bırak kalbini, gölgesinin üstünden bile geçmezdi Toprak. "Rahatsız falan ediyor mu seni Gonca?" "Yok!" "Ne zaman söyledi pekiyi sana bu gereksiz bilgiyi!" Yüzüm kızarmıştı. Ne olursa olsun Toprak benim kocamdı ve ben kocamla saçma sapan konuları konuşarak gerilmek istemiyorum. "Bilmiyorum." dedim. "Ne demek bilmiyorsun?" "Of Toprak, bilmiyorum işte! Demek ki zerre kadar umurumda olmamış ki bilmiyorum diyorum!" dedim. Cümlem tam orta çizgide durmuş, iki tarafı da muazzam idare etmişti. Hem benim sinirimi yansıtmış, hem de Toprak'ın içindeki şüphe tohumunu gidermişti. Umurumda olmadığı için umurumda değilmiş dedim. Zaten umurumda olsaydı şu an Koçyiğit soyadında değil, Atakan soyadında olurdum. "Bilme de zaten! Neden bilesin ki? Sonuçta kağıt üzerinde de olsa biz evliyiz. Sen, benim karımsın Gonca!" "Karın olarak gördüğün mü var?" diye mırıldandım içimden. Tam yola geliyor, bu sefer kesin aramızda bir şeyler yaşanacak diyorum hop, anında kendini geri çekiyordu. "Bir şey mi dedin?" "Yok Toprak! Sorgun bittiyse eğer aşağı ineceğim." "Bitmedi! Yarın benim iş toplantım var. Herkes ailesiyle katılacak." dedi ve sustu. Aslında ne demek istediğini biliyordum. Benden onay almadan, gidip gitmeyeceğimi öğrenmeden hareket etmek istemiyordu. Daha doğrusu Toprak dışarıdan öküz gibi dursa da içten içe çok yumuşak yüreği, hassas bir kalbi vardı. "Ee?" dedim. Biraz da biz oyun oynayalım Koçyiğit'le dimi? Kafasını kaşıdı, çaktırmadan gözlerime baktı, ardından benimle ilgilenmiyormuş gibi yaparak dolaba yöneldi. "Sen... Gelebilir misin benimle?" "Ben mi?" dedim göğüs kafesimi şişirerek. Ne diyeceğini bildiğim hâlde heyecan yapmam da aşkımın boyutunu gösteriyordu işte... "Evet Gonca! İstiyorsan senden başka karım varsa onunla gideyim!" Bedenimi saran heyecanın yerini öfke aldı. Beyefendi eskide kalan erkeğin adına bile tahammül edemezken yüzüme karşı dediğine bakın! Sessiz kaldım. Gözlerim iznim olmadan dolmuş, aşağı akmamak uğruna tutunmaya çalışıyordu kirpiklerime. Yumruğumu sıkarak arkası dönük Toprak'a baktım. "Şunu giyeyi-..." Bedeniyle birlikte bana döndüğünde duruşumun keskinliğini farkedince "Oo!" dedi. "Orman yanıyor yine. Gözler tüm ormanı yakacak boyutta alev çıkarıyor." "Cemal Atakan!" dedim bi tık yüksek sesle. "2 ay önce gittiğimiz düğünde açılmıştı bana. Çok sevdiğini, evlenmek istediğini söyledi!" Hızlıca yanıma gelirken ben de yatağın üstünden kalktım. İkimiz de karşı karşıya duruyorduk. Aslında bundan sonra bütün kavgalarımızı oturarak yapmak isteyecektim çünkü boy farkımız sanki biraz fazlaydı. Kimse aşağıda minik gözüken birisini kâle almaz bence. "Hani az önce hatırlamıyordun! Umurunda olsaydı hatırlardın! Demek ki umurunda olmuş Gonca Koçyiğit!" "Ağzından çıkanlara dikkat etmezsen, ağzımdan çıkanlardan sorumlu olmam Koçyiğit uşağı!" Yaklaştı, üstüme eğilerek yüzüme fısıltıyla "Benim sinirli halimi görmek hiç istemezsin Gonca!" dedi. Geriye gitmek isteyen bedenimi belimden kavrayarak fırsat vermedi. "Nereye?" dedi gözünü kırparak. "Korktun mu?" "Bıraksana beni ya! Hem suçlusun hem güçlü!" "Ben miyim suçlu olan? Aşağıda beni zıvanadan çıkartmak için tüm yolları denediniz Gonca. Bence bunun bir karşılığı olmalı. Cezan olmalı." Ceza mı? Cezadan kastı da neydi? Belimdeki parmakları sıkılırken daha da yaklaştırdı beni kendine. "Ne cezası istersin Koçyiğit gelini?" Gözleri... Dudaklarımda dans ediyor, cezanın sinyallerini yolluyordu. "Bırak beni!" dedim göğsünden itmeye çalışarak fakat gücüm yetmiyordu. Yüzünü yüzüme öyle yakın tuttu ki heyecan yaptım. "Cezan öpücük olsun mu?" dedi kısık sesiyle. Panikle "Olmasın!" dedim. Ne dedun, ne dedun? Ula nettun sen Gonca? Adam ilk kez sana bu teklifle gelirken sen nasıl olmasın dersin? Cevabımı alır almaz esirliğime son verip benden uzaklaştı. "Aşağıda iniyorum." diyerek yüzüme bile bakmadan çıktı gitti odadan... Aferin Gonca! Uzatılan ilk dalı büyük bir özveriyle ortadan ikiye ayırdın, bravo sana!
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE