Ertesi günün akşam üzeri yola çıktıklarında Dicle ile arka koltukta oturmayı tercih eden Cüneyt keyfi yerinde bir şekilde abisine seslendi. "Acaba bu akşam amcamları falan çağırıp kalabalık bir akşam yemeği mi yesek, ha abi?" Gözündeki güneş gözlüklerinin altından, dikiz aynasından kardeşine baygın bakışlar atan Sancar sessizce diliyle dişi arasından konuştu. "Ayrılamıyorum demiyor da, p*zevenk." Sözlerini duyan kendi yanındaki karısı hafifçe öksürdüğü anda karsının yanağından bir makas alan Sancar seslice cevap verdi. "Olur olur, şeyi de ara, Şeref'i, o da gelsin." Duyduğu isimle yola çıktıklarından beri Sancar'a hayranlıkla bakan gözleri solan Lalin'in gülen yüzü de donuklaşmıştı. Göğsünü şişirip derin bir soluk alarak pencereyi açtı. Fakat birkaç saniye sürmüştü ki pencere kapanı

