“Bir an için birbirinize yapıştırıldığınızı düşündüm,” dedim düz bir sesle. Alec ile atlarımız yanyana gidiyorduk. Kamp yerini terk etmiştik. Feronia ve savaşçılarını göndermiştik. Onunla hiç konuşmadık, buna gerek yoktu. İkimizde birbirimizden nefret ediyorduk. Giderken ağladığını görmek ise engel olmak istememe rağmen beni derinden yaralamıştı. Alec gözlerini irice açarak bana döndü. “Yapma Lena. Yoksa kıskandın mı?” dedi gülerek. Tutumum hoşuna gitmiş gibi bir hali vardı. “Tabii ki hayır,” dedim bakışımı ondan kaçırdım ve burnumu havaya diktim. “Bana senden nefret ettiğini söyledi,” dedi gülerek. “Acaba neden?” dedi Jasius arkamızdan. Güldük. “Buna ne kadar memnun oldum anlatamam. Duygularımız karşılıklı,” dedim sinirle Alec’e baktım. Başını geriye atıp bir kahkaha attı. Gülerken

