Mert Yübaşı'nın Anlatımından; Dağdakileri dize getirdik derken, şehirdekiler kudurmaya başlıyordu. Bir taraf durağanlaşsa öbür taraf coşuyordu derken birde başımıza çok sevdikleri Ela öğretmenin belalısı çıkmıştı. Ben bu kızdan uzak durmaya çalıştıkça ister istemez hayatının ortasında buluyordum kendimi. Artık ne aklım kalmıştı, ne de mantığım. Olmazdı... Olamazdı... Olmamalıydı. Daha Canan'ın sapladığı bıçaklar sırtımda dururken bir yenisini daha eklemeye niyetim yoktu. Ela Öğretmen'de benden hoşlanmadığını açıkça belli ediyordu zaten. Bazen bakışları, lafları tam tersini düşünüyormuş gibi hissederken içimde saçma sapan şeyler olurken bir anda kurduğu cümleler gerçeği bas bas bağırıyordu. O gün korkuyla yanına gittiğimde içimde kopan fırtınayı sadece ben değil tüm tim görmüştü. Bok var

