Burnuma gelen yemek kokusuyla yavaşça gözlerimi araladım. Uyanmak bu hayatta en nefret ettiğim şey hele uyandığım gün okulun ilk günüyse...
"Eda kalktın mı?" Mutfaktan gelen sesle irkildim çünkü ben tek yaşıyorum.
"Eda okula geç kalacağız,kalktıysan gel bir an önce kahvaltı yapıp çıkalım." Bu Zeynep'in sesiydi. Zeynep benim ilkokul arkadaşımdı, üniversiteye hazırlanırken aynı üniversite ve aynı şehirde okumak için birbirimize söz vermiştik. İstediğimiz gibi de oldu şuan keyfini çıkarıyoruz.
"Sen eve nasıl girdin ya?"
"Eda anahtarın var ya bende sabah sabah algıların kapalı oluyor herhalde ya." Doğru gerçekten de sabahları anlamakta zorluk çekiyorum bazı şeyleri.
Hızlıca ağzımıza bir şeyler atıp evden çıktık. Bir saatlik okul yoluna koyulduk.
"Siktir!"
Zeynep suratıma ne oldu dercesine baktı.
"Bu trafik ne böyle kanka?"
"Eda okulun ilk günü aşkım farkında mısın bilmiyorum da."
"Ben hala uyanamadım neyse. Şuradan iki kahve alalım bari uykum açılsın araba sürerken uyuyakalmak istemiyorum."
"Sen dur şurda ben alırım."
Kahvelerimizi aldık ve son ses şarkımızı açtık. Saatin kaç olduğu hiç fark etmez ben araba kullanıyorsam o şarkı hep açık kalmak zorundadır.
Yağmur yağmaya başladı en sevdiğim havalar...
"Eda sence Volkan gelir mi bugün?" Volkan Zeynep'in eski sevgilisi bu arada.
"Valla Volkan'ı bilmiyorum ama umarım o geri zekalı kardeşi gelmez. Geri zekalı kardeşi de benim eski sevgilim. Ah... Ah...
"Okula yeni kaydolan kardeşler varmış haberin var mı?"
"Yok kim kaydolmuş?"
"Bana da Eslem söyledi. Üç erkek kardeşler galiba,umarım yakışıklılardır."
"Hahaha Zeynep az önce Volkan'ı soruyordun."
"Volkan bok yesin kızım bu saatten sonra." Zeynep'in dediğine gülerken arkadan bir gürültü geldi.
"O ne lan?"
"Eda arkaya baksana çocuk sana kitlenmiş bildiğin." Arkama dönüp baktığımda arkamdaki araçta üç kişininde bize baktığını gördüm. Resmen soluksuz bizi izliyorlardı.
"Bunlar bizi mi izliyor bana mı öyle geliyor?" diye sordum.
"Bana mı öyle geliyoru fazla resmen çocuk yola bakmıyor."
"Neyse dur bakalım anlarız."
Biraz yavaşladım ve çocukların yan tarafına sürdüm arabayı. Ne var dercesine baktım ama çocuktan hiç bir tepki yoktu.
"Oğlum bu içmiş mi?" dedi Zeynep.
Gerçekten de korkutucu bir şekilde beni izliyordu ve tepki bile vermiyordu.Suratı bembeyazdı.
"Vampire benziyorlar baksana." dedi Zeynep gülerek.
"Saçmalama hala inanıyor musun öyle şeylere?"
"Hayır Eda şaka yapıyorum da gerilmeye başladım biraz daha hızlı sürer misin artık okula gidelim?"
Ben de gerilmeye başlamıştım. Okula varmak üzereydik zaten biraz daha hızlı kullanmaya başladım arabayı.
Yaklaşık bir on dakika sonra arabayı park etmek için otoparka girdim ve ne göreyim.
Yine aynı araba ve aynı çocuklar...
Zeynep'in dürtmesiyle irkildim.
"Neye daldın öyle ne oldu?"
"Şunlar aynı çocuklar değil mi ya?" Zeynep kafasını çevirip çocuklara seslendi;
"Bir bakar mısınız buraya?"
Çocuklardan ne bir cevap alabildik ne bir tepki.
"Size diyorum!" Zeynep bir daha seslendi fakat çocuklar dönüp bakmadı bile.
"Siktir et. Sıkıntılılar herhalde."
Merdivenleri çıkıp sınıfa girdik. Sınıfta Volkan ve geri zekalı kardeşi vardı. Volkan bir anda;
"Zeynep iki dakika gelir misin bir şey konuşacağım." diye Zeynep'e seslendi.
"İstemiyorum kalsın." dedi Zeynep ve sınıftan çıktı.
"Bunun neyi var böyle?" dedi Volkan bana bakıp.
"Aldattığın için olabilir bence kanka düşün biraz akıl mantık falan." dedim imalı bir şekilde. Bozulmuş olmalı ki bir şey diyemedi.
Dersin ortasında kapıyı birisi tıklattı.
"Buyrun." dedi Yasemin hoca.
Kapının açılmasıyla dönüp Zeyneple bakışmamız bir oldu. O çocuklar yeni kaydolan, Zeynep'in bahsettiği çocuklarmış.
"Girebilir miyiz hocam?" diye sordu en uzun boylu olan çocuk. Arkasındaki yolda bana kitlenen çocuğun bakışları anında beni buldu.
Bunun sıkıntısı ne diye düşünürken içimden birden bana bilmiyorum dercesine bir hareket yaptı.Kalakaldım.
Sınıfa girdiler ve o çocuk benim yan sırama oturdu. Ders bitene kadar da sürekli beni izledi.
Artık rahatsız olmaya başlamıştım gidip sormaya karar verdim. Tam yerimden kalktığım anda çocuk birden yok oldu. Otuz saniyede falan hemde!
Zeynep'i aşağıda kahve içerken buldum ve hemen kaldırdım. Az önce yaşanılanları söyledim.
"Eda bence o çocuk normal değil bu arada ama Allah var ikiside çok yakışıklı."
"Yakışıklı da mal."
"Neyse sen beni otoparkta bekle kahvemi alıp geliyorum kızlara da bir görüşürüz diyeyim."
"Tamam bekliyorum." dedim ve merdivenlere yöneldim.
Birisi beni izliyormuş gibi hissediyordum sürekli arkama döndüğümde kimse olmasa da.
Zeynep'i evine bıraktıktan sonra evime geldim. Yağmur hala devam ediyordu, yiyecek bir şeyler hazırladım ve yatağa uzandım.
Film izleyip biraz kestirmeye karar verdim.
Tam uyuyacakken telefonuma düşen bildirim sesiyle sıçradım.
Bilinmeyen Numara: Yerinde olsaydım camları kapatırdım.
Ne?!