İçindeki özlem eşliğinde evinin kapısından giren Dora, derin bir nefes alarak gözlerini kapadı. Onu rahatlatabilen tek koku buydu. Evinin, karısının ve kızının her bir noktasına sinmiş olan çiçek baharı kokusu. Kalbinin, hatta ruhunun olmak istediği tek yer burasıymış gibi hissediyordu. Bu kapıdan ne zaman girse sanki o ölü olan Dora kapını diğer tarafında kalır ve o sanki yıllar önce görevden geldiği zamanlardaki gibi hissederdi. O zamanlar, görevden geldiğinde bu kapıdan sessizce girerdi. Genelde çok geç saatte gelirdi ve güzel eşi ve tatlı kızı uyuyor olurdu. Önce kızını gidip öperdi ve sonra üzerini değiştirerek güzel karısının yattığı yatağa girip onu kolları arasına alırdı. Oda kedi gibi o kolların arasına girer ona sıkıca sarılırdı. Şimdi ise bu evde onların kokuları anıları vardı f

