‘Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızımız Duru’yu oğlumuz Mutlu’ya istiyoruz.’ Duru’nun ağzı açıldı. Bir şey diyecekti ama sesi çıkmadı. Üstüne üstlük Hakan’dan da ses çıkmıyordu. Şok üstüne şok yaşarken son darbe de babasından geldi. ‘Verdim gitti.’ - Duru’nun ağzı balık gibi açıldı, sonra kapandı, ardından tekrar açıldı. ‘Ne? Baba ne diyorsun?’ Gözler odadaki herkesin üzerinde gezindi. Her biri pişmiş kelle gibi Duru’nun yüzüne bakarak sırıtıyordu. Acaba Duru cinnet geçirse olur muydu? Gayet tabi olurdu ya! En son Hakan’ın suratına baktı. Hakan da sırıtıyordu. HAKAN DA! Dursun usta yeniden konuşmaya başlayınca kendine geldi. ‘Hadi kizum. Op annenun babanun eluni.’ Dursun’un sözü üzerine Mutlu’nun anne ve babasının elleri aynı anda havaya kalktı ve Duru’ya doğru uzandı.

