8. Bölüm ( Pansuman )

1195 Kelimeler
Mete'den... " Şuradan yeni araba satın alıp giderim ben. Yolundan olma sarışın. Zaten adam baya hırpaladı seni. Git pansuman yaptır sarışın. " dedim. " Hiç masrafa girme, yolumu uzatırım sıkıntı yok. " dedi sarışın. Ona baktım. Yaralarını süzerek " Yolunu uzat ama hastaneye gitmek için uzat. Bana sağlam bir rakip lazım sarışın. Ama sen biraz dağılmış gibisin. Özellikle karnın. Ezilmiş gibi duruyor. Burnun muhtemelen sert darbeden kanadı. Ama muhtemelen ağzının içinde bir yer kesildi. Sprey al ağzının içindeki yara için. Ayrıca karnına krem de al. " dedim. Sarışın tek kaşını kaldırdı. " Bilgilisin? Doktor falan mısın? " diye sordu. " Doktorum. " dedim. Sonra güldüm kendi kendine. " Önce hasta edip sonra iyileştiriyorum. " dedim mırıldanır gibi. Hem mafya hem doktor. İkisi bir arada. Sarışın sırıttı. " Beni de iyileştirsene? " dedi. Hemen ardından " Beni de iyileştirmen için dövüşümüzü mü bekleyeyim? " diye ekledi. Anlık bir duraksadım. Sonra " Elinde malzeme varsa pansuman yaparım. Alacağın ilaçları da yazarım. Ama anca yarın atabilirim reçeteyi. " dedim. " Sana fazla masraf olmayacaksa dicem ama bugün sana resmen bir servet bağışladım. O yüzden sorun olmayacağına inanıyorum. " dedim. " Bizim hastaneye sür. Sana hem ilaçları veririm. Hemde düzgün malzemelerle pansuman yaparım. " dedim. Sarışın sırıttı ve gelen arabasına bindi. " Buyurun doktor bey, tarif edin. " dediğinde güldüm. Arabaya binip hastaneyi tarif ettim. Hastaneye geldiğimizde girişdeki adam bizi durdurdu. Sarışına bakarak " Kimsiniz? " diye sordu. Doktor girişinden sokmuştum onu burası daha boş diye. " Selin Korkmaz. " dedi ardından bana baktı. Sarışının adı demekki Selindi. Güvenlik ee yani der gibi bakınca güldüm. Sarışına doğru eğilip Ceyhun'a baktım. " Ceyhun açsana oğlum. " dedim. Dediğim gibi Ceyhun hızla önünü ilikleyip " Pardon Mete Bey. " dedi. Bununla güldüm. " Sorun değil oğlum. Görmedin. Hadi aç da girelim. " dedim. Ceyhun kapıyı açtığı gibi sarışın otoparka girdi. Sarışın bana baktı. " Sadece doktor musun? " diye sordu. " Yok hastanenin ortağıyım. Arkadaşımla ortaklaşa açmıştık. " dedim kısaca. " Vay... " deyip park etti aracını. " Maşallahınız var Mete Bey. " dedi. " Sağ ol Selin Hanım. Ama muhtemelen battım. Artık ameliyatlara girmem lazım galiba. Malum en son 100 bin dolar yatırdım birine. O da kaybetti. " dedim eğlenerek. Selin sırıttı. " Yanlış insana oynadın, yakışıklı. Bana oynarsan para kaybetmezsin. " dedi. " Bir sonrakinde kendime oynayacağım. " dedim alayla. "Kaybedersin. " dedi Selin özgüvenle. " Emin ol kaybetmem sarışın. " dedim gülümseyerek ve arabadan indim. Kenardaki asansöre ilerleyip " Buradan. " dedim. Sarışın beni takip ederken koluma girdi. " Kolay kolay maç kaybetmem. " dedi. " Bence sen şimdiden kaybedeceğini kabullenmelisin. " dedim. " Belki de bilerek kaybederim. " diyen Selin ile tek kaşım kalktı. " Sen bilerek kaybedersen karşında beni bulamazsın sarışın. Sen sert olup bütün gücünü kullanman lazım ki bende güç kullanayım. " dedim göz ucuyla ona bakarak. Asansörden inmiş odama giriyordum. Kapıdaki sisteme bakmadan cüzdanımı çıkarttım. İçinden özel olarak yapılan kartı kapıya okutup kapıyı açtım. Bana ve Ömer'e özel olarak bu odaları yapmıştık. Sonuçta her şey olabilirdi. Ceketimi çıkarıp sandalyeye astım ve Selin'e döndüm. Selin üzerindeki hırkayı çıkartıp koltuğa bıraktı ve koltuğa oturup bacak bacak üstüne attı. " Söylesene, nasıl bir sertlik? " dedi imayla. " Burnunu kırmalı, nefesini kesmeli bir sertlik sarışın. " dedim. Tabi ki bahsettiği imayı anlamıştım. Ama daha tanımıyordum bile. Selin gülerek " Bu sertlikle dövüştüşüm adamların çoğunun nefesini sonra ben kesiyorum, yakışıklı. " dedi. " Nefesini kesenlerde çıkar sarışın. " dedim ve pansuman malzemelerini aldım. " Senin gibi mi? " derken dudakları zevkle yukarı kıvrılmıştı Selin'in. Bu kız yürümüyor uçuyor resmen. " Aynen sarışın. Benim gibi. " dedim ve önce burnuna bakmaya başladım. Selin bacak bacak üstüne atmayı bırakıp oturduğu yerde dikleşti. "Adın çok tanıdık geliyor, gerçi... Daha önce karşılaşsaydık unutmazdım." dedi. " Karşılaşmadığımıza eminim sarışın. Ama karşılaşsakta hatırlamazdım muhtemelen. " dedim sakince. İndirdiği bacaklarından faydalanıp bacak arasına girdim. Hafifçe eğilip karnına bakmaya başladım. " Kalbimi kırdın. " dedi Selin. " Emin ol beni unutmamanı sağlardım, sağlayabilirim. " diyip dudaklarını yaladı. Alttan alttan ona bakarken sessiz kaldım ve karnıyla ilgilenmeye devam ettim. Selin benim dokunduğum yerin acımasıyla sertçe kolumu tuttu. " Ana... " derken dişlerini sıkıp küfrünü yuttu. İyiki yutmuştu çünkü beni delirten iki konudan biri annemdi. Diğeri ise Mehirdi. " Yavaş! Acıyor be! " diye çemkirerek kolumu sıktı. Tek kaşımı kaldırarak Selin'e baktım. " Bence o elini çek sarışın. Ayrıca isteyerek yaptığım bir şey değil. Ne kadar kötü olduğunu böyle anlayabilirim. " dedim. " Bağla istersen ellerimi? Refleks o bir kere. " derken ellerini çekmişti. " Götüme mi sokayım ellerimi ne yapayayım? " diye söylendi. Bu haline gülmek istesemde sadece sırıttım. " Bilemem sarışın. Ama daha çok ellerini benim götüme sokacak gibisin. Çeksene kızım ellerini sırtımdan. " dedim sona doğru ona bakarak. Selin göz devirip ellerini tamamen çekti. " Gözlerin güzelmiş. " dedi. " Konu değiştirmede 1 numarasın sarışın. Ama sağ ol. " dedim göz devirerek. Ya da Mehir 1 numara Selin 2 numaraydı. Selin beni izlerken dudak büzdü. " Yapmak istediğim hareketin seni kızdırma oranı ne acaba? " diye sordu. " Hareketi yapmadan bilemem. Ama iç sesim %100 diyor sarışın. " dedim. Bakışları hiç hayra alamet değildi. Selin benim önüme gelen saçlarımdan parmaklarını geçirdi. " Saçların önüne gelirken nasıl görebiliyorsun? " deyip parmaklarıyla benim saçlarımı geriye attı. Olduğum yerden kalkıp Selin'in bacak arasından çıktım. Reçeteye bir şeyler yazıp imzalarken " O nasıl soru ya? En son bunu bana lise hocam soruyordu. O saçlarla nasıl önünü görüyorsun diye. " dedim alayla. Selin gülüşünü duydum. " Kızdın mı bari? %100 diyordun. " diye sordu. " Eh işte. Çok kızılacak bir şey değil. Ama gereksiz hareket diyelim. Ne de olsa ben gidip sokakta gördüğüm kızın saçını düzeltmiyorum. " dedim önümdeki işe bakarken. " Ben de sokakta gördüğüm bir adamın saçlarını düzeltmedim. " dedi. Gülerek reçeteyi bıraktım. " Ağzını aç bakayım dicem de kapamıyorsun ki. " dedim yanına ilerlerken. " İsteseydin kapatırdım. "derken tek kaşını kaldırmıştı Selin meydan okurcasına. " Neyse bakalım sarışın. Aç ağzını bakayım. " dedim. Çubuğu ağzına uzatarak. Selin gülmemek için boğazını temizledi ve ağzını açtı. Onun için tuhaf bir durumdu muhtemelen. Ağzındaki birkaç yarayı gördüm. Sprey şarttı. Vitaminde vermeliydim muhtemelen. O yaralara daha iyi gelirdi. Yeniden reçeteye gidip birkaç şey daha yazdım. Selin'e yaklaşıp reçeteyi ona uzattım. " Eczacı yazar veya söyler muhtemelen naısl kullanacağını ve kaç kere kullanacağını. Söylemezse beni ararsın. " dedim. Selin dudaklarını ıslattı ve reçeteyi inceledi. " Ben ilaçları aldıktan sonra da sen nasıl kullanmam gerektiğini gösterebilirsin tabii. " dedi. Gülüp " Evine mi atmaya çalışıyorsun sen beni? " diye sordum. " Bunu yeni mi anladın? " dedi. " Yeni anladım demeyelim de sen gittikçe saha açık sözlü olmaya başladın diyelim. " dedim. Selin güldü ve benim gibi ayağa kalktı. Bana doğru 2 adım atarak " Doğruyu söyle, sana bir şey yapabilir miyim dediğimde ne düşündün? " diye sordu. " Valla bir an bakışlarından korkmadım değil. Dedim ırzıma geçicek bu. " dedim alayla. " En fazla öperdim. " diyip dudaklarını ıslattı. " Düşüncelerini boşa çıkarmak istemezdim ama... " diye ekledi. Bu dediğine güldüm. Tam bir şey diyeceğim zaman odaya çat diye giren kişi ile o tarafa döndüm. Yanıma gelip bana sarılan kadın ile kaşlarım çatıldı. • Ay Mete gidiyor. Namusuna göz koydu çocuğun. Mete'nin hep karşılıksız bırakması ama? Nedeni ne sizce? • Bölüm nasıldı?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE