Yazar'dan...
" Kes sesini. " dedi Selin göz devirip. " Ben bıçaklanmadım. " dedi sonra iç çekti. " Bu her zaman başınıza gelen bir şey mi? " diye sordu.
" Eh işte. Bizim işler biraz karışık. Biraz düşman sayısı fazla olunca. Ayrı ayrı sırayla saldırı oluyor genelde. " dedi Mete. Kendini naısl açıklayacağını bilememişti. Sonuçta direkt ben, babam, Süleyman amca ve Ömer hepimiz mafyayız diyemezdi.
"Mete," dedi Selin asansöre binerken. " Çocuk mu kandırıyorsun? Yer altında dövüşlere çıkıyorum ben. Tamam ilk söylediğinde anlamamıştım ama soyadını ilk defa duymuyorum. Hastanende sana suikast düzenlenmesi, devamlı başına gelen bir şey mi diye sordum. " diye devam etti.
" İyi bok yiyorsun yer altında çalışarak. " dedi Mete. Sonra göz devirip " Ne bileyim kızım? Senin bulaşma ihtimalin olmasın diye. " dedikten sonra güldü. " Kesinlikle sık sık suikast oluyor. Ama genelde engelliyorduk. Mehir'e saldırı olunca hepimiz ona odaklandık. " dedi.
Selin güldü. " Ben sokakta büyüdüm, yeraltına girmek benim için zor olmadı. " dedi. Kendine yeni bir hayat yaratmıştı. Babasının kendisine kurduğu bir hayattı bu. Her şeyi tek tek en ince ayrıntısına kadar planlamışlardı. Selin'in büyüdüğü yetimhaneden, kaldığı sokaklara kadar babası her şeyi ayarlamıştı.
" Zor olmalıydı Selin. Kendine güxel bir hayat sağlayabilirdin. Ama en bunu seçtin. Seçimlerimiz kendimize. Bahanelerim arkasına sığınmak saçma. " dedi Mete sedyeye otururken.
O sırada yanlarına bir doktor gelmiş ve Mete'nin karnına pansuman yapmaya başlamıştı.
" Bahane üretmiyorum. " dedi Selin. " Yaşadığım hayattan pişman değilim. " dedi. " Hem bak, seninle tanışmış oldum. " diyip sırıttı. " Yoksa beni nasıl görecektin? " diye devam etti.
" Görürdüm bir şekilde. " diyip omuz silkti Mete. Hafifçe gülümseyip " Belki yeni yaptırcağımız bir hastanelerden birinde doktor olurdun. Ya da hastaneyi yapan bir mimar. Belkii Mehir'in arkadaşı olurdun. " diye devam etti.
" Kim bilir? " dedi Selin ve gülümsedi. " Ama kaderimiz dövüş kulübünde tanışmakmış yakışıklı. " diyip onun saçlarını karıştırdı. " Azıcık aksiyonlu ama ben severim aksiyonu. " deyip göz kırptı.
Mete bu hamlesine gülümsedi. " Azıcık. Emin ol azıcık değil. Bir de sen benimkinin sadece 1 gününü gördün. " diyip dalga geçti.
Hemşire pansumanı bitirip geri çekildiğinde Selin Mete'nin vücudunu süzme fırsatı yakalamıştı. Dudaklarını birbirine bastırıp bakışlarını kaçırdı.
Mete Selin'e bakıp " Teşekkürler Selin. Her şey için. " dedi ve ayağa kalktı.
O sırada yanlarına gelen Timur ile ikisinin de bakışları ona kaydı. Timur elindeki siyah gömleği uzatıp " Efendim bunu babanız gönderdi ve size şunu iletmemi istedi. Cıbıldak cıbıldak dolaşma da hemen otoparka gel. Seni bekliyorum. " diyerek sonra sesini değiştiren Timur ile Mete kahkaha attı.
Selin Mete gömleği giyerken içten yanağını ısırıp bakışlarını yere indirmişti. Adamın vücudunu yaralı bir halde değil de normal görmeyi tercih ederdi.
Ona baktı ve dudaklarını birbirine bastırdı. Biraz tereddüt etse de sonra onun yakalarını düzeltmişti. " Tamam, şimdi oldu. " dedi.
Mete bu hamleyle duraksarken Timur onu yanına çekti. " Bence gidelim artık efendim. " diyerek Mete'yi çekiştirmeye başladığında Mete kaşlarını çattı. " Bende mi gözün var oğlum? Bir dur. " diyerek duraksadı.
Selin'e dönüp " Sedyenin üstündeki ilaçlar senin. Timur üstüne yazdırmamış ama ben nasıl kullanılacağına ve günde kaç kere kullanılacağını yazdım. Düzenli kullan. Aksatma. " dedi.
Selin başını salladıktan sonra dudak büzdü. " Kullanmazsam uğrar mısın? " derken sırıtmıştı.
Mete güldü. " Gelemem muhtemelen sarışın. Şu an etrafım çok fazla düşmanla çevrili. Sana bulaşmalarına izin veremem. Etrafa korku dağıtmadığım sürece ailecek çok fazla kişiyle görüşemeyiz. " dedi. Onu tehlikeye atmak istemediği açıktı.
" Yazık oldu. " dedi ve açları aldıktan sonra omuz silkti. " Bu tehlikelerden kurtulduğun zaman haber ver, bana bir maç borçlusun. " deyip göz kırptı.
Meye güldü. " O maç olacak sarışın. Kaçarı yok. Bence sen hızlıca iyileşip kendini geliştirmeye bak. Kolay zaferleri sevmem. " dedi.
Selin kahkaha attı. " Ben de kolay zafer sevmem. O yüzden dikişlerin çıkmış olsun. İlla dikişlerini patlatmak istiyorsan, dövüşe gerek yok. " dedi ve göz kırpıp çıktı acilen.
Timur Mete'ye dönerken Mete ona bakmadan " Ağzını açma Timur. " dedi ve otoparka doğru ilerledi. Salak kız yanlış çıkıştan çıktı diye düşündü Mete. Muhtemelen biraz sonra fark edip geri döncekti.
Selin'den...
Yanlış yerden çıktığımı anlayınca ofladım. Aşağıya indiğimde Meteler yoktu. Aklıma gelenlerle sırıttım hafifçe. Arabama binip ilaçları yan koltuğa koydum. Cebimdeki kartın üstündeki numaraları sahte isimlerle kaydedip kartı yırtıp attım.
Eve geldiğimde babama uğramadan hemen odama geçtim. Üzerimi değiştirip ilaçları çekmeceye koydum. Banyoya girmek için odamdan çıkıp alt kata indiğimde salonda oturan kişi, beklediğim en son isimdi. Burada olacağını düşünmemiştim. " Baba? Evde olmazsın sanıyordum. " dedim.
" Şimdi içeriye geçiyoruz ve her şeyi anlatıyorsun bana Selin. Sen aralarına girersek her şey kolaylaşır. " dedikten sonra bana baktı. " Annenin intikamını alabiliriz artık. " dedi babam.
" Önemli bir şey olmadı baba. Benim yanımda konuşmuyorlar bile. " dedim.
Babam kolumdan tutup beni salona götürdü. " Ne istiyorsun Selin? Annen bir hiç uğruna mı ölmüş olsun? Onlar anneni öldürdü senin. Belki şimdi beni öldürecekler. Bu hayatta kimsesiz mi kalmak istiyorsun? " dedi bağırarak.
Babamın bağırışıyla yutkunup gözlerimi kapattım. " İstemiyorum... " diye mırıldandıktan sonra ona baktım. " Duyduğum tek şey savaş başlattığın hakkında konuşmalar. Bunu sen de biliyorsun. Seni öldürmeye çalışacaklardır. " dedim.
" Mete'ye ne oldu? Ölmüş olsaydı Cengiz çoktan gelmişti. Cengiz'e ne oldu? " dedi babam.
" Bilmiyorum. Acil'e götürüyorlardı Mete'yi. Bıçaklanmış. " dedim gözlerimi kaçırarak.
" Cengiz'de Doruk'ta bir boku başaramadılar. İkiliyi öldürmeleri gerekiyordu. " diye söylendi. Sonra kendi kendine konuşurmuş gibi " Mehir'i ortadan kaldırırsam yıkılırlar. Onları parçalamak daha kolay olur. " dedi.
Sonra aklın ayaymış olacak ki gülümseyerek bana dönüp " Yaklaşacaksın onlara. Mete ve Mehir ile arabı iyi tut. Özellikle Mete. Mehir nereye giderse haber vereceksin bana Selin. Yoksa onlar anneni öldürdükleri gibi beni de öldürcekler. Ve sen ortada kalacaksın. Sonra seni ne yaparlar bilmiyorum. Belki öldürüp atarlar köşeye. Ya da seni satarlar. Belki de fahişe olarak bir yerde çalıştırıp üstünden para kazanırlar. " dedi sertçe.
" Ben... " dedim ve duraksadım. Elimin titremesiyle yutkundum. Bundan nefret ediyordum. Küçükken babamdan korktuğumda ellerim titrerdi şu an kendimi kötü hissettiğim için ellerim titriyordu. " Böyle yapacak insanlara benzemiyorlar... " diye devam ettim.
" Böyle yapacak kişilere benzemiyorlar öyle mi Selin? Ne zamandır tanıyorsun? 2 yılı geçti de haberim mi yok? " diye bağırdı birden.
" H-Hayır... " derken bir adım geri atmıştım.
" O zaman bana şimdi anlat Selin. Anlat ki seni koruyabilirim. " dedikten sonra bana yaklaştı. Saçımı okşayıp " Anneni koruyamadım ama seni koruyabilirim. " dedi.
Gözleri dolmuştum. " Bir şey duymadım... " diye mırıldandım. Sesim titremişti. " Yemin ederim... " diye devam ettim.
" Selin. Güzel kızım. Bana söyler misin ne planladıklarını? " diye sordu ılımlı bir şekilde.
" Bir şey duymadım. Toplantı diyorlardı sadece... " dedim kafamı eğerek.
" Devam et Selin. toplantı ile ilgili ne diyorlardı? " dedi.
" Sadece masayı toplamak ile ilgili bir şey söylediler. Başka bir şey yok. " dedim.
" Eeee Selin. Benim olduğumu buldular mı? Bulmuşlardır. Toplantıda ne yapacaklar? Boş yere çağırmazlar. " dedi.
" Baba duymadım daha fazlasını! " dedim sertçe. " Mete ile ilgileniyordum, dinleyemedim. " diye devam ettim.
Babam bir anda üstüme yürüdü. " O orospu çocuğunun nesiyle ilgileniyordun. O adam ölmeliydi. Ama hayatta kaldı. Bir sonraki hamlem senin Mehir ya da Mete'den birini öldürmen olabilir Selin. Sakın bana daha bugün gördüğüm adamdan hoşlandım deme. Yoksa şu an kafasına sıktırırım. Dediklerimi yapacaksın. Ve duyduklarını tam bir şekilde söyleyeceksin. Şu anki gibi eksik vermeyeceksin. " dedi sonlara doğru bağırarak.
Sırtım geri gittiğim için duvara çarptığında gözlerini yummuştum. Babamın bağırması bittiğinde derin bir nefes verdim. " Odama çıkıyorum... " dedim ve merdivenlere ilerledim.
Kolumdan hızla turup beni kendine çevirdi. " Şimdi bana duyduklarını söyleyeceksin Selin. Yoksa şu an arabalarının altında olan bombayı patlatırım. Hâla evlerine gidiyorlar. " dedi sertçe çenemi sıkarak
" Mete seni araştırmalarını söyledi. " dedim en sonunda. " Zaaflarını, evini, nerelerde dolaştığını... Cengiz'i de konuşturmak için aldılar başka bir şey yok. " diye eklediğimde dişlerini sıktı. Babam hışımla evden gözlerim doldu. Yumruklarımı sıkarak ağlamamaya çalıştım.
• Selin hakkında ne düşünüyorsunuz?
• Selin ve Mete? ( Çok tatlı değiller mi be. Yicem. )
• Sizce gerçekten arabanın altında bomba var mıydı?