Aybarsın tavrı

1287 Kelimeler
Vedalaşıp geçtim yurduma yurda girene kadar arkamdan baktı. Odama çıktım duş alıp üzerimi giyindim oda arkadaşlarım ders çalışıyorlardı son sınıf oldukları için. Bende genellikle yanlız kalırdım odamda Gece yarısı gelirlerdi. Yatağıma oturup düşündüm Aybarsın teklifi hala kafamda yankılanıyordu. Aslında iyi bir insan ama ailesiyle anlaşabilmiyim diye düşündüm. Yatağa girip derin düşünceler ile uykuya dalmışım Oda arkadaşım Eylül "Ela uyan kızım seni arıyorlar saat 12 olmuş hala uyuyorsun" dedi. "Noldu anneme mi bişey oldu" korkuyla. " Yok yok o ulaşamamış sana seninle konuşması gereken bişey varmış" Hemen yataktan kalkıp şarja taktığım telefona baktım dün şarjım bittiği için şarja takıp uyumuştum hemen odadan çıkıp balkon terasa geçtim annemi aradım . İlk çalışta açtı. "Kızım nerdesin sen ne haltlar karıştırıyorsun" öfkeyle. Annem kolay kolay sinirlenmez sinirlenince de korkulacak bir kadın olurdu. Babamdan sonra dahada arttı siniri iki kız evladına sahip çıkmak için belkide bu yöntemi kullanması lazım. "Anne şarjım bitmişti"dedim ama öfkeyle gürledi. "Okulu bırakıp dönüyorsun Bursa'ya bizim adımızı karalamaya mı gittin sen oraya " Buz kesmişti bütün bedenim kulaklarım çınlamıştı duyduklarım ile. "Anne nolur anlamadım bin bir emek verdiğim okulu nasıl bırakırım" "O halatları yemeden önce düşünseydin " dedi Ne yapmıştım ki ben ne halt yapmıştım. "Anne ne diyorsun sen " Sakin kalmaya çalıştım ama annem her zaman ki gibi dinlemeden yargıladı beni. "Namusumuzu beş paralık ettin, yarın amcanla seni almaya geliyoruz hazırlan " dedi. "Anne sınavım var ne alması " dedim. "Sınav falan yok yarın geleceğiz dediysem bitti." Telefonu yüzüme kapattı. Hıçkıra hıçkıra ağladım Amcamın kızı Adayı aradım. "Ada neler oluyor" "Bir dakika abla sakin bir yere geçeyim" Benden bir yaş küçük kuzenim, sırdaşım, dostum. En büyük hatası amcamlara direnmeyip başka şehir yazmaması oda benim gibi okul öncesi okuyor ama Bursa'da herşeylerine karştıkları için amcamlar sosyal hayatı arkadaş çevresi hiç yok denecek kadar az. "Ela senin Aybars abi ile çekilmiş fotoğraflarını gönderdiler bize. Babamla yengem görünce küplere bindi. Aybarsın amcası geldi bize ortalık Duman altı anlayacağın tartıştılar bütün mahalle duydu seni Aybars abi ile yatıp kalktığını söylediler amcada bu namus davası evlenecekler dedi. Anlayacağın ortalık karıştı bi kaç gün sonra seni istemeye geleceklermiş okulu falanda bırakacakmışsın". Duyduklarım karşısında hüngür hüngür ağladım. Konuşacak kadar cümle kuramıyordum kimi inandırabilecektim ki. "Ben inanıyorum sana Ela üzülme" dedi. "Sağol...görüşürüz" deyip kapattım öğretmen olma hayalim yarıda kalsın istemiyordum. Buralara gelmek için çok emek verdim. Hemen Aybarsı aradım ama açmadı. defalarca aradım. Göreve gideceğini söylemişti. Ama teklifini kabul etmedim diye böyle bir yol bulup benimle zorla evlenmesi ona karşı sevgi yerine öfkemi harlamıştı. Üzerimi değiştirip çıktım dışarı bugün öğleden sonra önemli bir sınavım vardı sınava girdim. Soruları defalarca okuyup zor anlatsam da elimden geleni yaptım. Sınavdan sonra kızlarla vedalaşıp her zaman yürüyüş yaptığım parka gittim. Biraz yürümek iyi gelebilir diye düşündüm. Ama hala kafamda annemin kurduğu cümleler vardı. Deniz Tekin'in Ayrılık parçasını açtım. Babam ve erkek kardeşimden sonra hep bu şarkıyı dinlerdim onları özlediğim zaman. Kendimi kocaman şehirde yapayanlız hissediyordum. Göz yaşlarıma hakim olamıyordum. Kulaklığımı takıp telefonumu cebime koydum. belkide babam yaşasaydı bizde amcama bu kadar yük olmazdık annemde bize böyle davranmazdı belki. Buruktur hicrimden kara geceler Ayrılık ayrılık aman ayrılık Her bir dertten ala yaman ayrılık Yürümeye mecalim kalmadığı için banka oturdum etrafta kimse yoktu. Telefonum çaldı. Aybars arıyordu. Gözlerimdeki yaşları silip açtım telefonu. "Ela iyimisin 9 cevapsız arama birine bişey mi oldu" dedi haberi yokmuş gibi. Öfkeyle patladım" Kimseye bişey olmadı Aybars bana oldu olan yine bana oldu." dedim boğazım acıyor nefesim genzimi acıtıyordu. "Noldu ela "Ağlamaya başladım. "Teklifini kabul etmedim diye mi böyle yapıyorsun istemediğim halde neyi zorluyorsun aybars" hıçkıra hıçkıra ağladım ama daha da ağlamaya gücüm kalmamıştı. "Ela dediğin hiç birşeyi anlamıyorum neden kabul etmedi diye sana bişey yapayım". "Peki fotograflarımızı kim çekti?" "Ne fotografı kızım Ela ben hemen oraya geliyorum" "Gelme sen gelene kadar annem ve amcam beni almaya gelecek zaten " devamını getiremedim. "Ela akşam ordayım " dedi. Telefonu kapattım. Çaresiz çaresiz ağladım. Anneme ne anlatsam inanmazdı. En çokta bu canımı yakıyordu. Annem hep el alem ne der diye düşünürdü. Banktan kalkıp yurda doğru adımladım yolda kaldırım taşının üstüne oturmuş yaşlı bir teyzeyle karşılaştım. Hali kalmamış yanında iki yoğurt kovasının başında, güneş yüzüne gelmesin diye elini havaya kaldırmış yüzünü korumaya çalışıyordu. Yanına yaklaştım. "İyimisin teyzecim" dedim. Usulca başını kaldırdı "Elhamdülillah iyim kızım yoruldum sadece," yanına eğilip bende oturdum. Gözlerine gözlerimi kaldırarak "Sen iyimisin " dedi. Yine gözlerim dolmuştu tanımadığım bir insan tarafından bile olsa iyimisin denmesine çok ihtiyacım vardı. "Çok şükür diyelim" dedim "Evin nerde hadi gidelim yoğurt kovalarını ben taşırım" Tebessüm etti. "Allahta seni dara düştüğünde kurtarsın yavrum " dedi eli ile sırtımı sıvazlayıp. Beraber müstakil evine doğru adımladık. Yolda sohbet ede ede yürüdük bütün dertlerimi unutmuş Ayşe teyze ye üzülmüştüm. İki evladı şehit olmuş kızı başka şehirde evliymiş her zaman gelemiyormuş. Kocası iki sene önce vefat etmiş. Kendiside Kendine verilen Şehit yakını maaşı ile kirayı ödüyor yoğurt satarakta geçimini sağlıyormuş. Tek yaşıyor arada kızının çocukları geliyormuş ziyaretlerine. Çok sevecen pamuk gibi bir teyze. Evine vardık bahçede oturduk bana soğuk bir ayran getirdi. Yeşilliklerle dolu bahçesi insana huzur veriyordu. Her tarafa renkli renkli çiçekler dikmiş baktığı 4 yada 5 kedisi vardı. "Sen anlat bakalım niye üzgünsün" dedi. Gözlerimi önüme düşürerek anlattım. Aybarsın evlenme teklifini annemin bana söylediklerini evlensem de Aybarsın annesinin beni istemediğini. Lafımı kesmeden dinledi beni. Sonra elimden tutup nasihat etti. "Sen şer sanarsın hayır olur evladım hayır sanarsın şer olur kaderin önüne geçilmez bak kendin söylüyorsun iyi bir insan diye eğer anasını dinlemezse evliliğiniz Güllük Gülistanlık olur ama eğer anasını dinlerse kapı mandalı olursun Evladım konuş görüş Sun şartını emek vermişsin bitir okulunu altın bileziğin kolunda olsun "dedi. Kafamı kaldırdım Ayşe teyzenin nemli gözlerine Bakarak "Okulumu bitirmek istiyorum en büyük hayalim" dedim. "Çek kenara konuş deki okulumu bitireyim hiç olmazsa" sırtımı sıvazladı. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyorduk Ayşe teyze ile öyle sohbet ettik güldük yemek yedik. Artık Güneş batmaya başlamıştı. Sanki Sabah bir ton laf yiyen hayatı kararan ben değilmişim gibi huzurluydum. Ayşe teyze ile vedalaşıp yurda doğru yola çıkmışken Aybarsın aradığını gördüm. "Yurdun önündeyim in aşağıya" dedi sert şekilde. Sabah bana yumuşak konuşan sakin Aybars yok başka biri vardı. "Geliyorum " dedim. Hızlı adımlarla yurdun önüne geldim Aybars arabadan indi başka yönde geldiğimi görünce dik dik baktı. "Bin arabaya " diyerek ön koltuğun kapısını açtı. Konuşmadan bindim arabaya. İkimizde konuşmadık Sessizliği bozan Aybars oldu. "Ela fotoğrafları arkadaşların atmış sende i********: da durum atmışsın ikimizi, Yanlış anlaşılma sebebi bu benim seni zorla nikahıma almak için saçma sapan şeyler yapacak değilim" dedi. Öfkeyle "Kim atmış " dedim. "Bilmiyorum onu da sen bul " dedi. Aybars ilk kez bana bu kadar sert konuşuyordu şaşırmıştım. Uzun süren sessizliği bozup konuştum "N'olacak şimdi" Arabayı sağa çekip durdu. "Evleneceğiz ela başka yolu varsa söyle yapalım" dedi. Düne kadar evlenmek isteyen o değilmiş gibi değişik konuşması beni şaşırtmıştı. "Sen istemiyorsun ama en çokta senin iyiliğin için evleneceğiz " Aybarsa dönerek "Okulum bitmedi " dedim gözlerim doldu dolu. "Mardin'e geçiş yaparsın orda devam edebilirsin ben uzun süre eğitimde olacağım zaten, okuluna gelir gidersin " dedi. Ailesinin yanında okumamı istiyordu beni görmeye bile tahammülü olmayan annesi ne derdi acaba okuluma devam etmeme. "Kız kısmı okumaz evinde oturur" derdi büyük ihtimal. Kafamdaki sorulardan karışıklıklardan Aybarsın sesi ile çıktım. "Yüzbaşı eğitimi için geçmeme gereken parkur ve sınavlar var altı ay yada daha fazla sürebilir. Bu süreçte bi kaç hafta iznimiz oluyor hafta sonu falanda olmayacak" dedi. Ciddi sesi ile benim ile göz göze gelmiyordu konuşurken dün söylediklerim mi zoruna gitmişti yada sabah ona bilip bilmeden kükremem mi Telefonu çaldı."Efendim Sevda teyze evet yanımda anladım tamamdır... tamam görüşürüz " deyip kapattı konuştuğu kişi annemdi. "Seni yurda bırakacağım Yurtta topla eşyalarını Bursa'ya gidiyoruz Annenler değil ben götüreceğim seni" dedi. " Ama daha dönemim bitmedi gireceğim sınavlar var " dedim. "Yağmur şu nişan işi aradan çıksın bütlere getiririm seni "dedi. Ses çıkarmadan yurda bıraktı beni. "Bi kaç işim var sen toparlan vedalaş arkadaşlarınla aradığında alırım seni" deyip sürdü arabasını.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE