Kamil dede artık rahatlamış ve evini özlemişti. Günlerdir yaşanan koşuşturma ve bu kalabalık şehir onun yaşlı bedenini yormuştu. Bir tanecik hayat arkadaşı ile huzurlu yuvasına dönmek istiyordu. Banu "Dede, ben sizi götüreyim" dediğinde kaşlarını çatarak baktı. "Senin daha önemli işlerin yok mu küçük hanım? Kaç kaç nereye kadar?" "Kaçmıyorum dede. Sizi götürüp, bir gece kalıp döneceğim" "Bizi götürecek adam mı kalmadı? Kendimiz gidemiyor muyuz?" "Kamil Bey, huysuz bir ihtiyar gibi davranmayın ve söz dinleyin" Banu'nun da en az kendisi kadar kararlarına sadık biri olduğunu biliyordu ve durumu kabullenmek zorunda kaldı. 'Eğer bir geceden fazla kalırsa bende kapıya koyarım' diye plan yaptı. Amacı bir an önce sorunlarını çözüp bu durgun ruh halinden kurtulmasıydı. Yola çıkmadan önce Bura

