Bora... Karanlıklarla dolu adam. Kendinden başka kimseyi düşünmeyen, sevmek nedir bilmeyen, kendi arzu ve hareketleriyle ilerleyen adam. Beni ne kadar sevebilirdi. Belki de her şey beni elde edene kadardı. Beni elde ettikten sonra benimle olan tüm düşüncesi gidecek ve yeni ruzgarlara yelken açacaktı. Peki ben istiyor muydum? Belki de onun istediği gibi davranmam lazımdı. Belki de gerçekten onun istediğini verip, benden sıkılacak mi diye onu ölçmem gerekiyordu. Arzu ise arzu. Şehvet ise şehvet. Kin ise kin. Bunu yapabilirdim değil mi ? Bu benim için zor olmamalıydı. Buraya hem onu hem de kendimi denemek için gelmemiş mıydım ? O zaman engel neydi ? Niye hala bu adama adım atarken yüz kere düşünmeye çalışıyordum. Neden Selim'e haksızlık ettiğim düşüncesi aklımdan çıkmıyordu. Düşünmek istemiy

