Dudaklarımız ayrıldığında yüzüm hala avuçlarının içine hapsolmuş durumdaydı. Konuşurken dudakları dudaklarıma temas ediyordu. “Benden korkmadığını duymak istiyorum.” Gözümde titreyen yaş eline doğru süzüldü. “Korkuyorum ama senden değil senin yapabileceklerinden ve senin yanındayken yaşanabilecek olasılıklardan.” “Düşündüğün hiç bir olasılık gerçek olmayacak ve senin için her zaman sıradan bir adam olacağım.” “Tamamen sıradan olamaz mısın?” diye sordum. Elleri yüzümden geri çekilmişti. “Böyle bir ailede doğup sıradan olmak mümkün değil. Şirin yengemle Ayberk ağabeyimin evlendiği zamanı çıkan haberlerden biliyorsundur.” dediğinde başımı evet anlamında salladım. “O dönem bütün ailelere musallat olmuş yabancı biri vardı. Adam çok güçlüydü birçok ülkedeki ailelere diz çöktürmüştü sonra d

