3.BÖLÜM

942 Kelimeler
Bölüm şarkımız Barış Diri - Derinden ••• Herkese yanlış gelen şeyler yapmış olabilirim ama ben hep masumdum. Beni kötüleyen hep insanlardı benim suçum yoktu ki. Ben neden suçluydum? * Arabanın sarsıntısıyla gözlerim açılmıştı. Ama ellerim bağlıydı. Bir kabloyla ellerim bağlanmıştı. Gözlerimi yavaşça açmaya çalıştım. Birisi yüzüme ışık tutuyordu. Gözlerim kamaşmıştı. Bir erkek sesi geldi. "Abi gördün kızı üç erkeği yere serdi. Kafasına vurmasaydım bizi de döverdi." Diğer bir erkek sesi geldi. "Lan olum kıza bir şey olursa patrona ne deriz." Işığı yüzüme biraz daha yaklaştırdı. Kımıldamadım. Nefes bile alamadım. Yine aynı adamdan ses geldi. "Bu arada kız çok güzel. Sanki yıllar önce gelen bir kıza benziyor. Gözlerinin rengini gördün mü uzaktan bile belli olan bir maviydi. Patron bize iyi para verecektir." Diğer adam gülerek cevap verdi. "Lan bütün kızlar birbirine benziyor. Hepsi aynı bok. Ama kız gerçekten de güzel. Bizdemi işimizi görsek." Bu adamlar ne diyordu böyle. Ablamda mı bunları yaşamıştı. Gözlerim dolmuştu. Diğer adam konuşmuştu. "Yok oğlum patron anlar. Bir de ceza yiyemem valla." Ne cezasından bahsettiklerini bilmiyordum ama kötü şeylerin olacağını biliyordum. Araba bir frenle durmuştu. Ne olduğunu anlamadan kafamı koltuğa çarpmıştım. Ağzımdan bir inleme kaçtığında adamlar arkaya dönerek bana bakmıştı. Ön koltukta oturan adam ve yan koltuğunda oturan adamların yüzlerinde siyah maske vardı. Yan koltuktaki adam konuştu. "Piç arabayı düzgün durdursana. Kesin bir yeri moraracak." Sürücü koltuğundaki konuştu. "Abi nerden bileyim. Oldu bir kere." Yan koltuktaki bana bakarak konuştu. "Demek güzellik uykundan uyandın prenses." İki adamda birbirlerine bakarak hayvan gibi gülmeye başlamışlardı. Yan koltuktaki adam arabadan inerek benim olduğum arka tarafın kapısını açmıştı. Kolumdan tutarak beni sertçe arabadan çıkarmıştı. Gözlerim birazcık kamaşmıştı ama sonradan geçmişti. Etrafıma dikkatlice bakamadan adam beni hızlı bir şekilde yürütüyordu. Burası çok fazla katı olan bir daireye benziyordu. Ama değil gibiydi de. Binanın rengi siyahtı. Her yerde korumalar vardı. Bizi gören bir kaç koruma sürücünün yanına gitmişti. Bende kolumdan çekilerek zor bela yürümeye çalışıyordum. Adam bana çıkışarak "Biraz daha hızlı yürüsene be çocuk." Adımlarım hızlanmıştı. Binanın arka tarafına ilerliyorduk. Biraz korkmuştum ama bunu belli etmedim. Binanın arka tarafında bir kapı görülüyordu ve bir adamda tuttuğu kızı bizden tarafa getiriyordu. Ağzım kapalı olduğu için sesimi de çıkaramıyordum. Arka kapıya geldiğimizde, adam deri ceketinden bir kart çıkararak kapının yanındaki dijital okuyucuya okutmuştu. Kapı açılınca içeriye girmiştik. Kapı biz girer girmez kapanmıştı. İçeriye baktığımda benim gibi birkaç kız daha vardı. Onları da benim gibi adamlar tutuyordu. Her kız birbirinden güzeldi. Diğer kızların yanıma yürümeye başladık. Herkes yan yana dizilmişti. Herkes kaçırdığı kızın yanında duruyordu. Biz de oraya geçtik. Bütün kızların gözlerinde korku vardı sadece. Hepsinin yaş aralığı on beş veya on sekiz gibiydi. Burada neden durduğumuzu bilmiyordum ama önümüzdeki kapı açıldı. İçeriye siyah mini etekli ve beyaz gömlekli bir kadın girdi. Kadının saçları kızıldı. Boya oldukları çok belliydi. Kadın otoriter birisine benziyordu. Siyah topuklularıyla içeriye girdi. Topukluları yerde dans ediyor gibi ses çıkarıyordu. İlk baştaki kızın yanında durdu. Kız esmer güzeli gibi bir şeydi. Kızın çenesini tutarak kıza bakmaya başladı. Adama kafasını salladığında, adam konuşmaya başladı. "İsim Özlem, Soy isim Çelik. Yaş on yedi. Okula gitmiyor. Saf kızın teki. Ailesinin arayacağı biri değil. Evlerin de birden çok boğaz var." Kadın yeniden kafasını sallayarak diğer kıza geçti. Diğer kız çok korkak birisine benziyordu. Ayakları bile titriyordu. Kadın yeniden diğer kıza yaptıklarını yaptı. Çenesini kaldırdı ve kızın gözlerine baktı. Kızın gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Kadın kızın kumral saçlarını okşadı sinsice. Yeniden adama başını salladığında adam korkarak konuşmaya başladı. "İsim Cansu, Soy isim Bellibağlı. Yaş on altı. Okula gidiyor. Zeki bir kız üstün başarıları var. Ailesi fazla umursamıyor kızı. Babası uyuşturucu bağımlısı." Kadın kızın gözlerine bakarak benim yanımdaki kızın yanına geldi. Yanımdaki kız kapıda gördüğüm kızdı benimle aynı anda gelmişti. Kadın kızın önünde durdu ve mavi saçlarına baktı. Mavi saçlarıyla uyumlu simsiyah gözleri vardı. Kız her şeye haykırı gibiydi. Kaşında piercing vardı. Kadın adama baktı. Adam konuşmaya başladı. "İsim Melodi, Soy isim Demir. Yaş on dokuz. Okula gitmiyor. Ailesi yok. Sorunlu bir sevgilisi var." Son kız olarak ben kalmıştım. Ne zaman beni araştırdılar bilmiyordum ama kadın önümde durdu. Kafamı kaldırıp dim direk gözlerine baktım. Kadın şaşırmıştı, gözlerine bakmama. Saçlarıma dokunmaya çalıştığında kafamı çekmiştim. Kadının elleri havada kalmıştı. Gözlerimin içine bir süre baktı. Sonra ise adama dönerek güzel sesiyle konuştu. "Anlat" adam biraz şaşırmıştı ama gururla anlatmaya başladı. "İsim Mina, Soy isim Güngöz. Yaş on sekiz. Okula gitmiyor ama yakın dövüş dersleri alıyor. Ailesinin tek kızı. Ailesi biraz tehlikeli ama bulamazlar." Kadın gözlerini bana dikerek bakmaya başladı. Bende ondan gözlerimi çekmiyordum. Asi bir tarafım vardı. Hırslı gözlerle kadına baktım. Kadın arkasını dönerek gitti. Kapıdan bir kadın daha geldi. Adamlara bakarak. "Sizler artık gidebilirsiniz." Adamların hepsi bizi bırakarak gitmişti. Bütün kızlar birbirine bakıyordu. Ben ise dim direk önüme bakıyordum. Kapıdan gelen kadına baktım. Koyu sarı saçları vardı ve boya oldukları belliydi. Kadının ince uzun bir fiziği vardı. Önümüzde gidip geliyordu. Hepimizi tek tek inceledi. Ve ortada durarak konuşmaya başladı. "Hiçbiriniz kaçmaya çalışmayacaksınız. Buradan ancak ölünüz çıkabilir. Bende sizin gibi buraya gelenlerdendim ve söz dinleyerek buralara kadar geldim. Hepiniz ilk önce toplu banyoya gideceksiniz." Herkes birbirine şaşkınca bakıyordu. Toplu banyo neydi ya. Kadın bize bakarak güldü ve konuştu. "Kadınlar vücudunuzu kontrol edecekler üstünüzdeki kıyafetler yakılacak. Ve yenileri verilecek korkmayın. Şimdi hepiniz sıranıza göre önüme düzülün." Önde Özlem olduğu için ilk sıraya o girdi. Sonra ise Cansu. Ondan sonra yanımdaki kız Melodi sıraya girdi. Ben ise kadına bakıyordum. Bana sinirli sinirli bakarak "Hemen şimdi sıraya gir yoksa ceza verilecektir." Sarışın kadına ters ters bakarak en son sıraya girdim. Kadının yeniden o sınır bozucu sesi geldi. "Şimdi kapıya doğru ilerleyin. Hiçbiriniz sakın sırayı bozmayın." Hepimiz sıraya göre ilerliyorduk. Arkamızda sarışın kadın vardı. Kapıdan içeriye girdiğimizde karanlık bir koridor bizi karşıladı. Şimdi beni nelerin beklediğini bilmiyordum ama bildiğim tek bir şey vardı. ABLAMI BULMAK.... ⚕️
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE