34-YENGİ

3882 Kelimeler

23 Şubat, 2020 "Hadi Eylül!" diye bağıran Nehir'e boş bir bakış attım. Üçü de yarım saattir beni bekliyordu. Tepkim hep aynıydı. Omuz silkmek. "Sadece bir yudum al bari. Söz verdin." Batuhan'a öfkeli bir bakış attım. Lise sonun ikinci dönemiydi ve her zaman takıldığımız Mavi Kafe'nin aksine, daha tertipsiz bir bar mekandaydık. "Keş gibi konuşmayın benimle." diye tısladım yüzlerine bir bir bakarken. "Kaç kere içtiniz sanki?" "Tadını biliyoruz en azından." Batuhan biraz daha konuşmaya devam ederse tadını bildiği biranın şişesinin kafasına ineceğinden habersizdi. "Ben bilmek istemiyorum." dedim. "Astımım var neden anlamıyorsunuz?" "Eylül?" Yumuşak sesin sahibine baktım. Doruk, ışıltılı bir bakışla beni izliyordu. O bana her zaman öyle bakardı. "Doruk sen yapma bari. Canıma susamadım."

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE