Vurulmuştu. Mike da Andrew de yaralıydı. Genç kızın önünden geçen sedyelerde iki kanlı beden yatıyordu. Hemen odalara alınmış koşturma devam ediyordu. Ama Laura öylece dikilmiş çekilen kanı ile izliyordu. O an sanki bir şey oldu. İçinden kopup giden koca bir parçanın boşluğu ıssız çöller gibi savurdu kumları dört bir yanına. Ciğerleri hava diye yalvarırken donmuş bedeni ilk adımı attırdı. İçi yanıyor ama aynı zamanda donuyordu. Cehennem gibiydi her bir yanı. Donmak ve yanmak fiili aynı anda tüm hücrelerine hücum ediyordu. Her adımda ona çarpanlara inat ilerledi. Arkasından gelen adamın varlığını unutmuştu bile. Aslında şuan kendi varlığından bile şüpheliydi. Acilin kapısından çıkıp kendini deli gibi yağan yağmurun altına attığında bedenine değen damlaların sanki etini delip geçtiğini h

