Velora: "Uyan..." diyen sesle birlikte irkilerek gözlerimi açtım. Gökyüzü hala griydi. Bulutlar etrafımızda süzülürken normal olmadığını anlamıştım. Zira cam bir tavandan bakıyordum. Yumuşak bembeyaz bir yataktaydım. Koskocaman bir salonda sanki tek bir amaca hizmet etmekmiş gibi tek bir yatak vardı. Ayağa kalktığımda yatak kayboldu. Biraz ilerledim ancak nerede olduğuma dair herhangi bir iz bulamadım. Ölmüştüm sanırım ve burası ölenlerin bekleme salonu gibi bir yer miydi acaba? Ölenler denizden kayıkla karşıya geçiyor sanıyordum. Derken bir elma sesi duymamla arkamı dönmem bir oldu. Elma sesi derken elmayı ısırırken çıkan sesi kastediyordum. Hayli serseri yapısıyla tam karşımda duruyordu. Kim olduğunu sormama gerek yoktu. Siyah parlak saçlar, altın rengi gözler, yüksek bir ego ve

