Telefondaki Batu’ya ‘’Ya poligonda vuruyorum ya işte, ne avı Allah aşkına?’’ diye söylendim. Aylardır birlikte poligona gidiyorduk ve atış konusunda kendimi geliştirdiğimi düşünüyordum. Gerçi hedeflerin kağıt olduğunu bildiğim için rahattım, daha önce elime hiç silah almamış ve birine karşı kullanmamıştım. O nedenle, böyle bir durumda kalırsam panikle kullanabilir miydim bilmiyordum. Batu’nun arkasından Emin’in sesini duydum. ‘’Kızım, keklik avı bu. Hareketli nesnelere de ateş etmeyi öğrenmelisin. Hem şanslıysak geyik, keçi falan da avlarız. Akşama da bir mangal mis mis.’’ dedi. Emin’in söyledikleriyle içim burkuldu. ‘’Ya hayır, ben dayanamam. Olmaz gerçekten, gelmiyorum. Siz nereye gitmek istiyorsanız, kendiniz gidin!’’ diyerek isyan ettim. Batu ve Emin’in sesleri birbirine karışırken

