Ufuk, balkonda kollarını korkuluklara dayamış bir halde sitenin içini seyrediyordu. Neydi bu babasının derdi hiç anlamıyordu. Her fırsatta kendisini küçük düşürmek için elinden geleni yapıyordu. Balkon kapısı açılıp da arkasında adım sesleri duyduğunda geleni Reyyan sanmıştı ama gelen Umut'tu. Genç adamın omzuna vurup "Yatışmak için temiz hava şart," derken gülümsüyordu Umut. Karanlık bir yaz akşamı için gökyüzünde, hava kirliliğinden tek tük görünen yıldızların ışığı ile birbirlerine baktı iki kardeş ve bu konuda onları en iyi anlayacak kişi gene kendileri olduğundan gene yan yanaydılar. Babalarına karşı hep birlikte mücadele etmemişler miydi? "Bence Reyyan aklı başında biri, babamın sözlerine ne gücenir, ne alınır; ne de onun sözü ile seni yargılar, boşa sıkıntı etme." Umut'un haklı ol

