Duyduğu şeylerle kan beynine sıçramıştı Adâr’ın. -“Ne yaptın sen babaanne! Ulan delirdin mi sen? Nasıl yaparsın bunu..” diyip önünde duran masayı yerle bir etmişti öfkesiyle.. -“Ne gerekse onu ettim ben Adâr ağa..! Karım dedin tuttun elinden getirdin konağa, önüme gerdek çarşafını koydun mu ? Yok.. Şimdide aylarca nerde ne ettiğini bilmediğin kadını yine elinden tutar getirirsin.. Bu kadar genişledi he senin mezhebin..!” -“Bana bak..! Sınırlarımı zorlama Ezo hanım..Karımın namus bekçiliği senin üzerine vazife değildir.. Madem beni karşına almaktır niyetin, eyvallah..! Ama bana ihanet eden, karımı aşirete meze eden atamda olsa çatımın altında barınamaz.” -“Beni konağımdan kovamazsın Adâr ağa..!” -“Seni konağımdan kovuyorum Ezo hanım.. Bundan sonra ne ölün ölüme , ne dirin dirime..!” d

