Bölüm 31: Rahatsız Bir Rahatlık

1290 Kelimeler

Nil çiftlikte yeğenleriyle oynuyordu. Kızlar etrafını sarmış, onu da oyunlarına katmış olmanın keyfindelerdi. Ve tabi Atlas’ı da. Atlası’ı sürekli zorbalıkla aralarına katıp sonra da işleri bitince fırlatıyorlardı. “Şimdi köle,” dedi Nilüfer Atlas’a hitaben. “Çaylarımızı getir lütfen.” “Köle denmez, çok ayıp.” dedi Nil. “Ama köle,” dedi Nilüfer bu bariz bir gerçekken neden saklıyoruz der gibi. “O da bana prensesim diyor.” Nil bunu nasıl açıklayacaktı? Prensesim demesi kaba kaçmıyorken köle demesinin kaba kaçmasının tamamen sınıfsal statü farkından geldiğini çocuğa anlatamazdı. Belki de anlatırdı Nilüfer zeki bir çocuktu. “Ama köle olmak kötü bir şey değil mi?” “Bence bir prensesin bir insanı köle yapması daha kötü. Bundan sonra bana köle taciri desin ödeşelim.” Nil kaşları havada

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE