Derslerimin tamamen bitmesiyle eve gitmek üzere oturduğum yerden kalkıp yürümeye başladım. Ali ve Alper da arkamdan yürüyorlardı. Sabah Damla'ya tekrar mesaj atmama rağmen hala bakmamıştı. Otobüse binerken titreyen telefonumu cebimden çıkarıp gelen bildirime yutkunarak baktım. Damla mesaj atmıştı. Ciddi ciddi mesaj atmıştı. Titreyen ellerimle zar zor tutabildiğim telefonu açıp gelen mesaja bastım. Damla: Oğuz? O kadar aptallaşmıştım ki attığı mesaja cevap vermek yerine sadece ekrana bakıyordum. Hatta dakikalar boyunca ekrana baktım. Damla çevrimiçi beni beklerken ben sadece gelen mesaja bakıyordum. Ne diyebilirdim ki? Yaklaşık beş dakika sonra bir mesaj daha gelince artık cevaplamam gerekiyordu. Damla: Oğuz sen misin? 0545#: Benim. yazabildim sadece. Beynim tamamen uyuşmuştu. Bu

