İsmimi birinin ağzından duymanın beni bu kadar heyecanlandıracağını, mutlu edeceğini asla bilemezdim. Levent’in ismimi söylemesiyle birlikte içimdeki iki ayrı dağın arasında bulunan uçurum birden yüksek bir sesle kapanmış gibi hissettim. Yüzüne hayret içinde bakarken elimi ağzıma götürdüğümüz fark ettim. Hemen dizlerimin üzerine çöküp ellerini tuttum ve ona dolan gözlerimle baktım. “Konuştun! Evet! Konuştun!” Ona bu cümleleri haykırarak söylemek istiyordum ama kimsenin duymasını istemediğim için fısıldamak zorunda kalmak sanki omuzlarına bir kamyon dolusu yükü bırakmıştı. Yine de öylesine heyecanlı ve umut doluydum ki bunun bir tarifi olamazdı. İlaçların bu kadar tesirli ve tüm günü mahvettiğin bilmek işe canımı epey yaktı ancak kısa sürede kullanmamanın bile bu kadar faydası olduysa bu

