“Önemli değil, yardımcı olayım.” diyerek eğildim. Yerdeki evrakları toplarken, “Estağfurullah ben toplarım.. Venüs Hanım.. yani yenge..” üst üste pot kırıyormuş gibi kravatını gevşetti. Tarık’la birlikte hızlıca yerdekileri topladık. Kızlar garip garip Yavuz’a bakıyordu. Tarık benim elimdekileri de alıp Yavuz’a uzattı. “Teşekkür ederim.” Kafamı sallayarak asansöre ilerlemeye devam ettim. “Sana yenge diye hitap etti.” diyen esmere döndüm. Omuz silkeleyerek asansörün içine binip sırtımı aynaya yasladım. “Ah!” Hissettiğim acı ile sırtımı anında geri çektim. Tarık endişeyle, “İyi misin Venüs?” diye sordu. “Galiba duvara sert çarptım. Adamdaki de ne cüsse ya?” “Pansuman yaptırmak gerekir mi acaba? Revire mi gitsek?” “Geçmezse baktırırım. Bir yere temas etmeyince acımıyor.” “Daha yeni

