Ersin benimle göz göze kaldığı süre boyunca ciddiyetinden ödün vermedi. Vücudumdaki tüm ezik çürüğü incelemesini bitirdi. Nuray yeniden kapıya vurup seslendiğinde, gayet seri hareketlerle işini bitirip kapıya yürüdü. Kapıyı açıp karşısında bulduğu Nuray'a bağıracağından öyle emindim ki onun yeğenime bağırmasından önce araya girmek için panikledim. Onun hemen arkasından yere zıplayıp peşinden atıldım. Ayaklarım yere değer değmez yaptığım hatayı fark ettim ama nefesimi kesecek bir sancıyla iki büklüm olmaktan da kurtulamadım. Dişimi sıkıp inlerken Ersin kapıyı açtığı halde bana döndü. Halimi görünce Nuray'ı es geçip bana geldi. "Ne oldu? Neren acıyor? Belin mi? Ayağın mı? Hastaneye gidelim mi? Ambulans mı arayayım? İyi misin? Karnın mı acıyor?" diye panik atak geçirirken sancı hafifledi. O

