"Karanlıklardan doğup bilinmezlik içinde yaşayarak yine sonsuz karanlığa dalacak olduktan sonra bu âleme gelip gitmekteki ve nüfus yetiştirmek için sevişmekteki mana neydi?" Saniyeler süren ama muhatabına asırlar gibi gelen zamanlar; bazı zaman asırlardan daha çok azap verirdi. Şu an içinden geçtiğimiz saniyeler de her birimizde benzer etkiyi bırakıyordu. Keza Kaya, telefendo ne işittiyse yüzünün giderek solan rengi gibi, sabah günlük güneşlik olan havayı da boz bulutlar kapladı birden. Telefonu tuttuğu el, ahşap bir kuklanın ipinden boşalan kolu gibi yanına düşünce, Serdar bey uzanıp aldı telefonu elinden. - Ben Serdar, siz kimsiniz? Bora nerede? -.... - Tamam, anlıyorum nerede şimdi? - .... - Rica etsem memur arkadaşlar yanında bekleyebilir mi? Ben avukatıyım. Kendisi bir süredir t

