Elimdeki havucu ısırıp Aden'in tabağına peynir koyarken Hediye teyze meyve sularımızı da getirmişti. Banyodan çıktıktan sonra üstüme ikili takımdan oluşan saten bordo pijamamı giyerek inmiştim aşağı. "Aşkım sabah sabah bir kahvaltı yapsaydın keşke." "Asrın canım çekti valla bitti sayılır zaten." İşin ilginç yanı ben havuç sevmezdim. Yani fazlasını sevmezdim. "Ben bugün Teo abiyle birlikte anneanneme mi gideceğim?" "Fıstığım istiyorsan gidebilirsin tabi ki. Teoman teklif etmiş istemiyorsan gitmezsin." Aden dudağını büzüp düşünürken Asrın elimi tutup gülümsedi. "Umutta orada olacaksa giderim." Dırırırım! Asrının kaşları anında çatılırken dudağımı ısırıp gülmemeye çalıştım. "Orada canım. Ecrin ablan bırakmış onu orada. Bende onun yanına gideceğim dönüşte alırız sizi olur mu?" Heyecan

