Kapının zili çaldığında hepsi biliyordu, gelenin Sinan olduğunu ,Mehmet yerinden kalkarken göz yaşlarına hakim olamıyordu. Diğerleri de akraba olduğunu bilmeden kardeşi bellemişti. Herkes çok farklı duyguların harmanlanmasını birlikte yaşıyordu. Acı, pişmanlık, nefret, hüzün , mutluluk, bunca yılın hasreti bedenlerden dolup taşıyordu. Evin Hanımı oturduğu yerden kalkarak odadan çıktı, kapıyı açmak için merdivenlerden iniyordu. Anne olmanın getirdiği duygusallıkla o da mutlu olmuştu. Annesi yıllar sonra evladıyla kavuşacaktı. Bu duygular içinde kapıyı açtığında karşısında uzun boylu, esmer ,yağız delikanlıyı gördü. Kapının önünden yana kayarak içeri girmesini bekledi. Sinan içeri girerken evin hanımı, "Hoş geldiniz," dedi hafif gülümsedi. Sinan başını salladı ve, "Hoş buldum, burası de

