Dersin bitmesini bekleyen Emir, zilin çaldığını duyunca Rüzgâr'ı hızla sınıftan çıkararak boş bir sınıfa soktu. Rüzgâr ona şaşkınlıkla bakarken Emir kapının önüne geçerek çıkmasını engellemişti. "Ne yaptığını sanıyorsun sen?" "Asıl sen ne yapıyorsun? Çağla'ya Ateş'ten mi bahsettin?" "Beni dinlemeyi kes." "Sen de şu saçmalıklarını kes. Ben o yalanı seni korumak için söyledim." "Benim için bana yalan söyleme." "Sadece seni korumak istedim Rüzgâr." "Ateş'le anlaşma yaparak mı?" "Seni bu işten uzak tutarak." "Ben de senin için endişeleniyorum. Ama ben her ne olursa olsun sana gerçekleri söylüyorum. Söylemesem de anlarsın zaten." "Sence söylediklerin fazla ağır değil miydi? Gerçekten öyle mi düşünüyorsun?" Rüzgâr bir süre konuşmadan ona baktı. Sonra bakışlarını kaçırarak yüzünü sıvaz

