Sabah okuduğum internet sitesinde raskolnikovsendromu adlı bir kullanıcının yaptığı alıntıyı defalarca kulağımda döndürmeye başladım. Zihnimde. Kariımda oturan Barış'a baktım. Bana duvarlar ören, hatta o duvarları bir an olsun indirmeyen Barış'a. Ona iyilik yapmamın sebebi bu muydu bilmiyordum. "İyi misin?" diye sordu Alp. Başımı salladım. "Sadece yorgunum." dedim kuruyan dudaklarımı ıslatarak. "Uyuyamadın mı?" diye sordu. "Gece çok kıpırdandın zaten." dedi kendini doğrulamak istiyor gibi. "Alp. Kiraz çiçeğin hikayesini biliyor musun?" diye sordum bir an ilgisizce. "Sanırım." dedi. Masadan aynı anda kalkarak dışarıya çıktık. Nereye gidiyorduk bilmiyorum ama ormana doğru ilerlediğimiz kesindi. "Çıkar bakalım ağzındaki baklayı." dedi Alp. "Beni nasıl sinirlendireceksin acaba bu sefer." ded

