Gözlerimi açtığım an büyük bir acı hissetmiştim. Geri kapatıp bu acıya alışmaya çalışırken o sesi duydum. Beni bu ormanda öldürmeye çalışan adam!
Sürekli kendime aynı soruyu soruyordum. Bu adam kimdi, Mary nasıl böyle birine bulaşmıştı?
Gözlerimi acıyla kırpıştırırken hareket etmeye çalıştım. Beni kandıran adamın yanında mıydım, ya da katilimin mi? Bilmiyordum, her ihtimalde güvende değildim. Artık yolun sonundaydım. Ellerim ve ayaklarım bağlıydı, hem de çok sıkı. Kaçma imkanım kalmamıştı.
"Aç gözlerini artık, daha fazla devam etme şu siktiğimin oyununa. Hadi ama Mary! Seni tanıyorum, şu an numara yaptığını da biliyorum. Uyuma oyununu kes!"
Sanırım uzun süredir baygındım, o adam beni getirip katilime teslim etmişti. Bunu hissetmemiştim, burada olduğumu anlamamıştım.
Gözlerimi açtığımda onun çirkin yüzüyle karşılaştım tekrar. Benden daha iyi duruyordu. İkimiz de darbe almıştık, ben acıyla kıvranırken o keyifle sırıtıyordu.
"Yoksa beni görmeyi planlamıyor muydun? Hadi ama Mary! Gerçekten benden kaçacağını mı düşünüyordun?"
Lanet olsun! Gerçekten öyle düşünmüştüm. Keşke bu kadar rahat davranmasaydım o an. Bu adama daha ciddi zararlar verip kaçabilirdim tamamen.
"Bu oyundan gerçekten sıkıldım. İkimizde birbirimize zararlar vermiş olabiliriz, ama birbirimizi öldürmemeliyiz. Lütfen dur artık, bunları düzeltebiliriz."
Şiddet uygulamıştım ona bir nevi, yalvarmıştım. İkisi de faydasız olduysa son çarem vardı, belki ona biraz yakınlaşırsam...
Karşımdaki adamın kim olduğunu bilmiyordum. Bunlar bana ters şeylerdi, ama hem Mary için, hem de Sofia için böyle yapmalıydım.
Bedenim Mary'e aitse onun gibi davranmak zorundaydım. Onun cilvesini, benim de zekamı kullanarak bir şansım olabilirdi.
Karşımdaki pis katil sırıttı. Bende tebessüm etmeye zorladım kendimi. Bu adam her ihtimalde eli kanlı bir katildi, o yüzden zorluyordu bu durum beni.
"Bunları düzeltmek için bana ne verebilirsin?"
Tek kaşı kalkıktı. Lanet olası piç! Kalkmış olan tek şeyin kaşı olmadığına emindim! Bu iğrenç düşünceleri kafamdan atmaya çalışıp yine tebessüm ettim.
"Her zaman ki şeyler! Bilirsin ya, sen ve ben... Bak, ben hatalı olduğumu biliyorum. Ama cahil bir kız olduğumu da sen biliyorsun. Bunu düzeltelim, ne dersen o olur!"
Bunu söylerken sürünerek ona yaklaşmaya çalıştım. Elimi dizlerine koyarken midem bulanıyordu. Onun sırıtışını görmek daha da iğrenç olmasına rağmen güldüm bende.
"Peki buradan çıktıktan sonra her şeyin değişmeyeceğini nereden bileceğim? Sen beni kandırıyorsun, tıpkı ilk gün olduğu gibi. Bunu bildiğim halde sana neden inanayım? Mary, sen beni aptal mı sanıyorsun?"
Sesi alay eder gibiydi. Benim için önemli olan sabaha çıkmaktı. Ondan sonra Mary ve ben kurtulacaktık. Mary bu adamı şikayet edecekti ve her şey bitecekti. Sadece bir gece, bir gece hayatta kalmak yeterli olacaktı.
"Eğer istersen ömrümün sonuna kadar seninle burada yaşarım. Sadece senin kadının olurum, başka kimseyle olmam. Ben senin tutsağın olmaya razıyım, tıpkı yatağında tutsağın olduğum gibi."
Cilveyle söylemiştim bu sözleri. Arkadaşımın tam bir sürtük olduğunu biliyordum. Bana bazen yatak fantazileri anlatıp bunları mutlaka Alex ile denemem gerektiğini söylerdi. Sekslerine ortak olmuşum gibi biliyordum fantazilerini.
"Ah! Gerçekten yatakta o kadar iyisin ki... Off, sızlatma beni Mary! Ne kadar seni istesem de sana güvenemiyorum!"
Orospu çocuğu! Keşke onun canını alsaydım. O zaman peşime düşen biri de olmayacaktı. Bu hislerime rağmen kendimi tutup onun ruhunu okşamaya devam edecektim.
"Bugüne kadar sana güven vermediğimi biliyorum. Bana güvenmemek de çok haklısın, çünkü senin gibi mükemmel birine karşı çok büyük hatalar yaptım. Ama bana bir şans ver, seni memnun edebileceğime eminim. Eğer memnun etmezsem bitir işimi. Öleceksem bile son kez senin koynunda olmak istiyorum, tüm gece."
En fazla ne olabilirdi ki? Sabaha kadar istediğini yapardım onun, çünkü şu an bunları yapan ben değil Mary idi. Zaten sabaha kadar hayatta kalırsam her şey bitecekti, bu adamdan tamamen kurtulacaktım.
Teklifim ona cazip gelmiş gibi duruyordu, dudaklarının kenara kıvrılmasından belliydi. Buradan kurtulduktan sonra onun dudaklarını keyifle sikecektim!
Bir anda yerinden kalktı ve kapıyı kilitledi. O bunu yaparken hızlıca kemerimdeki bıçağı çıkardım elimle, ardından da bacağımdaki bıçağı. İkisini de arkamda görünmeyecek bir yere atarken bana dönmüştü.
Şu an ona karşı savaşacak bir durumda değildim. Ellerim ve ayaklarım bağlıydı, o da benden çok güçlüydü. Saldırsam bile hiçbir şekilde ona zarar veremezdim. Ama o üzerimdeki bıçakları görürse işte o zaman bana olan güveni tekrar zedelenirdi ve olmasını istemeyeceğim şeyler yapardı.
Bıçakları daha sonra tekrar alacaktım, bu adamdan kurtulduktan sonra!
"Eğer tek bir yanlışın olursa seni gerçekten öldürmek zorunda kalırım Mary! Bana zevk ver, babana gel küçük sürtük!"
Bunu söylemesine şaşırmamıştım. Mary bazen küçük kız çocuğu rolü yapıp babacık diye seks yaptığını anlatmıştı daha önce. Belli ki bu adamı da aynı şekilde tatmin ediyordu.
Yanıma geldi be ellerimi çözdü, ellerimi çözdükten sonra eli bir anda memelerime kaymıştı.
Hassiktir! Daha teklifi yeni yapmıştım, oradan bacaklarıma bile çözmeden üzerime atlayıp işine başlamıştı. Elini bacaklarımın arasına atıp sertçe sıkarak yerden kaldırdı. Bir anda oradaki yatağa yöneldi.
Adam benden çok daha güçlüydü, o kadar ki sadece tek bir yerime dokunarak kaldırıyordu beni. Sürtük Mary, böyle bir adamı nasıl bulmuştu?
Lanet olsun ki seksi davranıyordu. Belki de bu huyuna yenik düşmüştü. Eli kanlı bir katil olmasa etkilenebilirdim, çünkü dokunuşu bir anlığına her şeyi unutmamı sağlamıştı.
Beni hızla yatağa attıktan sonra üzerime çıktı ve elini tangamdan içeriye, amıma soktu. Off! İnlemiştim deli gibi. Adam ne yaptığını bilir gibiydi, ya da benim arkadaşımın nasıl bir orospu olduğunu bildiği için ona göre davranıyordu, bir orospu siker gibiydi.
"Mary, seni son kez sikmek istiyordum. Ama açıkçası seni öldürdükten sonra sikecektim amını ve götünü! Ahh! Madem bana kendi isteğinle veriyorsun, o zaman bunun kıymetini bileceğim."
Hadi, Sofia olmaktan çık ve Mary gibi davran! Bir an önce harekete geçmeliydim. Eğer daha fazla böyle durmaya devam edersem ya korktuğumu düşünecekti, ya da etkilenmeyecekti. Her iki ihtimalde de benim sonum iyi olmazdı.
Bir anda geri çekildi ve hızla ayağımdaki ipleri söküp yere attı. Artık kaçışım yoktu ondan, istediği şeyi verecektim.
Karşımda Alex varmış gibi düşündüm bir an, onu düşündüğümde kasıklarımda müthiş bir sızlama hissetmiştim. Evet, onu düşünerek bu lanet işi kolaylaştırabilirdim. Bir anda adamın kucağına çıktım ve eteğimi ayırarak bacaklarımı onun beline sardım.
"Ah bebeğim! Bacaklarımın arasına ne kadar ıslak olduğunun farkında mısın? Hadi, onun içine gir ve beni deli gibi sik!"
Bu hoşuna gitmişe benziyordu. Boynuma kapanıp sertçe emerken kalın parmağını içime geçirerek sertçe bastırmıştı. Ahh, gerçekten felaket bir histi!
Altımda hissediyordum s****i, fenasal derecede büyüktü. Bunu görmek Bir yandan heyecanlandırırken Bir yandan da strese sokuyordu insanı.
Elleri sırtımda geziniyordu. Yavaşça aşağı doğru kaydı. Dokunuşu bir yandan aceleciydi, bir yandan da ne yaptığını bildiğini gösteriyordu.
"Hadi küçük sürtük, bir an önce indir üzerindekileri!" Beni yatağa oturtur şekilde bırakırken pantolonunun fermuarını açıp o koca organını öne çıkardı.
Üzerimi indirdim yavaşça, ona itaatkâr olarak görünmek zorundaydım. Sadece tanga ve dantelden ibaret olan sütyenle kalmıştım, yani bana göre tamamen çıplaktım.
Bu adamın karşısında böyle durmak çok zor geliyordu. Ama yaşamak istiyordum, bunun içinde her şeyi yapmaya razıydım.
Beni aynı hızla kucağına alırken ensemden tuttu ve dudaklarıma yapıştı. Acıyla inlemiştim, ama o bunu keyif inlemesi sanmış olmalı ki daha da yaklaştırdı beni kendine.
Göğsüm ona çarparken sikinin kasıklarıma temas ettiğini hissediyordum. Çok fenaydı, sertti.
Parmakları omuzlarıma kaydı, beni hızla dudağından uzaklaştırdı ve tekrar bacak arama attı elini.
"Şu kıvrımların beni deli ediyor sürtük! Ahhh, bana neden bugün babacık demiyorsun? İşinin orospuluk olduğunu bilmesen beni istemediğini düşüneceğim!"
Asla böyle düşünmemeliydi. Kendinden ödün vermem gerekiyordu biraz. Hiç düşünmeden sikinin üstünde gezindim, çok fena ıslanmıştık ikimizde.
"Ben senin fahişenim! Ahhh, sikin beni çıldırtıyor! Amımı delip geçmen lazım bebeğim, beni tüm gece sik! Tüm deliklerimde onu istiyorum!"
O beni bir gece boyunca sikecekti. Ama ben buradan kurtulduktan sonra onun hayatını tamamen sikecektim!
"Mükemmelsin sürtüğüm.”
Elleri sütyenime kaydı hızla, kopçayı açmasıyla yere fırlatması bir olmuştu.
Memelerim serbest kaldığında beni altına alarak ikisini de avuçladı. Sertçe sıkarak tatmin olurken acı içinde inliyordum.
Alex ile çok beraber olmuştum. Ama hiçbirinde canımı yakmaya çalışmamıştı. O yüzden bu kadar acıya dayanıklı değildim seks esnasında. Ben hoca içinde inledikçe bu adam zevk aldığımı sanıp daha da bastırıyordu. Saçlarını kavrayıp onu aşağılara doğru götürürken içimden bir an önce geberip gitmesi için dua ediyordum.
Başını kasıklarıma kadar çekip bacaklarımı aralamıştım. Belki dikkatini dağıtırsam memelerimi serbest bırakır diye düşünmüştüm, ama şerefsiz bırakmamıştı.
Meme uçlarımı kavrayıp sertçe çekiştirdiğinde canımdan can gitmişti sanki. Acıyla inleyerek onun saçlarını sıkarken bir anda dil attı özel bölgeme. Bir yandan diliyle ıslaklığımı arttırırken bir yandan da meme uçlarımı sıkmaya devam ediyordu.
“Lütfen…” diye yalvardım ona. Acı çektiğimi anlayıp biraz da olsa yumuşasın istiyordum, ama piç bunu anlamayıp baskısına devam ediyordu. Bacaklarımı onun boynuna sararak kendime çekerken bu hareketim işe yaramıştı. Memelerimi bırakıp kalçalarımı sıkmaya başlamıştı bu sefer de.
Derin bir nefes alırken tırnaklarını geçirdi bacaklarıma. Yine de tuttum kendimi, kesik bir inleme dışında hiçbir tepki vermedim. Saçlarını yolar gibi çekmekle sakinleşiyordum. Bacak arama tamamen kapanmıştı. Keyifle klitorisimi emdiğinde gözlerimden yaş gelmişti artık.
Bu adamın seks anlayışı bu muydu gerçekten? İnsanı öldürecek gibiydi, bu kesinlikle normal bir davranış değildi!
Bir anda ısırdı klitorisimi. Dişlerinin arasında olduğunu hissettiğim an büyük bir çığlık koparmıştım. Acıyordu, belki de kanatmıştı şerefsiz! Geri çekilip bana baktı kısa bir süre.
"Bundan her zaman zevk alırdın küçük kız! Şimdi de zevk almaya bak ve sakın o sesini daha fazla yükseltme! Eğer keyfimi kaçırırsan seni sikmeden öldürmek zorunda kalacağım, bunu mu istiyorsun?"
Bu kadar eziyete katlandıktan sonra vazgeçemezdim, ne derse desin yapacaktım! Başımı olumsuz anlamda sallarken korkudan titriyordum. Bu adamdan korkmak gerçekten de en doğrusuydu.
Bir anda kalktı mememi tekrar kavrayıp beni kendine çektiğinde ne olduğunu anlamamıştım. Kolumdan tutup kaldırmak yerine bilerek acıyacak yerimden yapıyordu bunu. Canım yanmasına rağmen sessiz bir şekilde yanına oturdum, dudaklarımın titremesini engellemeye çalışarak bakıyordum ona.
"Şimdi önümde eğil, anüsünü görmek istiyorum. Girmeden önce vücudunun her yerini izleyeceğim. Bunu ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun. "
Onu sinirlendirmemek için dediğini dinledim ve o yatakta otururken önüne geçtim, bacaklarımı hafifçe aralayarak önünde diz çöktüm. Bacaklarım titriyordu, yine de hiçbir şey belli etmiyorum.
Birkaç saniye sonra eli çıplak kalçalarımı bulmuştu. Okşar gibi gezdirerek tangamın kenarlarından tuttu ve aşağıya doğru çekti. Tepkisiz bir şekilde beklerken tangamın düştüğünü hissetmiştim.
Birkaç saniye sonra kalçalarımı avuçlayıp sertçe sıktı. Acıdan bayılacak gibi olunca yerdeki halıyı daha fazla kavradım. Elini çektiğinde derin bir nefes aldım. Ama bu his anında geçmişti. Sert bir şeyle kalçama vurduğunda acıyla inlemiştim.
Art arda darbeler indiğinde kesik kesik hırıltılar çıkardım. Bu adam bana neyle vuruyordu? Bu ne kadar saçma fantazilerdi böyle? Zevk için canımdan can alıyordu!
“Sinekten farkın yok aslında Mary, bu yüzden hak ettiğin şeyle vuruyorum bu ucuz götüne!”
Kısa bir an dönüp baktığımda elinde pis bir plastik sineklik olduğunu gördüm. Sırf beni ezmek için bunu kullanıyordu belki de. Yine de arsız gibi görünmek için titreyen dudaklarımla tebessüm ettim.
"Senin sineğin olmaktan hoşnutum!"
Bu hoşuna gitmiş olmalıydı. Ellerini kalçalarıma yerleştirdi geri. Ona naz yapmak için yalandan kalçalarımı salladım. Hiç iyi bir halde değildim. Gücüm kalmamıştı şimdiden. Bu böyle devam ederse pes edecektim.
"İyi kız. Babacığı nasıl mutlu edeceğini biliyorsun," derken eliyle kasıklarıma doğru şaplak atmıştı. Keyif alıyormuş gibi inlerkem boğazım acıyordu. Bu sınav sandığımdan çok daha zordu.
Belime sarıldı ve beni kendine doğru çekip kucağına oturttu. Önüme döndürdükten sonra bacaklarımı kavrayıp sertçe sikinin üstüne oturttu. Amıma saplanacaktı neredeyse. Sikinin başı, girişime sürtündü. Dudaklarımı ısırırken çok yorgun hissediyordum.
Kendimi uyuyacak gibi bitkin hissediyordum. Ta ki o lanet olası koca s****i içimde hissedene kadar. İçimdeki dolulukla bir anda ayılmıştım, inlemiştim.
"Bırak yalanı Mary! İçine o kadar çok girilmiş ki amın çok geniş! Acı çekmen mümkün değil," derken intikam almak ister gibi sertçe sikinin üstünde zıplatıyordu beni.
Mary bu adama ne yapmıştı da ondan bu kadar nefret ediyordu? Bu adam kesinlikle masum değildi, bunu kesinlikle biliyordum. Ama Mary de bir şeyler yapmış olmalıydı.
Kim olduğunu bilmediğim adamın üstünde zıplarken böyle bir şey düşünmek enteresandı. İlk başta acır gibi olsa da şu an normal bir şey gibi gelmeye başlamıştı. Mary'nin canı ancak bu kadar yanardı belki de.
Bu adamın sikinin her zerresini içimde -Mary'nin bedeninin içinde- hissetmek iğrenç bir histi. O hızlandıkça etin ete çarpma sesi odayı dolduruyordu.
İşi bittiğinde beni üzerinden alıp bir kıyafet gibi yatağın kenarına attı. Korkuyla duvara yaslanırken nefes nefese kalmıştım.
Bu adamdan kurtulmak için kendimden ödün vermiştim, umarım bunca olaydan sonra beni öldürmezdi. Eğer öldürürse onun iğrenç bedeninin teriyle gebermiş olacaktım.
Belli ki Mary ölmeden önce ya da öldükten sonra beraber olmamıştı. Yoksa polisler onu bulurdu. Belki Mary yalvarmaya ya da fikir bulmaya fırsat vermeden öldürülmüştü.
Tabi ya! Benim haberim vardı bu durumdan, bu yüzden de katilimden kaçmıştım. Ama Mary o kadar şanslı değildi. Buraya öldürüleceğini bilmeden gelmişti, canından da olmuştu.
"Evet Mary! Sikimi ağzına al ve her zaman ki gibi hünerlerini göster bana. Hadi sürtük, hadi!"
Rahatça yaslanırken elimde bıçak olmasını istemiştim. s****i kessem ölür müydü acaba? O acıyla beni öldürürdü gerçi. Ben öldükten sonra onun yaşamasının ya da ölmesinin ne anlamı vardı?
İtaat ederek ona doğru ilerledim. Başımı ıslak sikine doğru eğdiğimde midem bulanmıştı. Ben nasıl bir pisliğe düşmüştüm böyle? Düşündükçe kendimden tiksiniyordum? Daha kaç saat bu adamı oyalamam lazımdı?
"Şimdi babacığı memnun etme vakti," derken cilveyle kalçalarımı salladım. Bunu yaptığım için kendimden de midem bulanıyordu. Ama bu sınavı geçince bunların hiçbir izi kalmayacaktı, ben her şeyi unutup yoluma devam ederken bu adam cezasını bulacaktı. Arkadaşım da benimle beraber hayatına devam edecekti.
Hayatlarımıza devam edecektik, değil mi?