3 yıl önce... * * * Aşağıda onların gülüşmelerini duyuyordum. Merdivenlerin başında oturuyor ve salondan gelen o ışıkları, çatal bıçak seslerini ve gülüşmeleri işitsem de, aile saadetlerini bozmamak için aşağıya inmiyordum. Zaten o günden sonra onlarla aynı masada yemek yemedim. Böylesi benim için daha doğru olandı. En azından tek başıma yemek yerken - bir süre sonra - midem bulanmamaya başladı. Kendime gelmeye başladım. Yine de yüzümden mutsuzluk akıyordu. Onun varlığı benim yüzümü soldurmaya yetiyordu. Onunla aynı havayı solumaya bile bir günden fazla dayanamayacaktım. Kapı zili çalınca, Okan'ın, "ben bakarım," dediğini duyup kıpırdamadan bekledim. Çünkü ben karanlıkta oturuyordum, kapı hemen aşağıdaydı, onu görüyordum. Salondan çıkıp kapıyı açtı ve arkadaşı Yusuf'la tokalaştı. "N

