Elis karşısındaki iki adamı izlerken ne yapacağını bilmiyordu. Şirketin yakınlarında nezih bir restorana gelmişlerdi. İki adamda birbirine keskin bakışlar atarken Elis bulduğu ilk fırsatta kendini lavaboya atmıştı. Kafasını lavabonun kapısının arasından çıkarıp içeri girdi ve Denizin sesini duyar duymaz dert yakınmaya başladı. Tabi ki de daha önce böyle bir durumda kalmamıştı. "Deniz beni ara bir şey yap kurtar ne olur ya. İş falan konuşmuyoruz yemek yiyorlar şuan içeride." "Kuzum yemeği yiyin kalkın sonra da. Barkının üstüne gideceğini sanmıyorum adamın. Relaks takıl ya ne olacak?" Deniz elindeki kahve fincanından bir yudum daha alıp okulun camından dışarıyı izlemeye devam ederken bahçedeki çocuklar cıvıl cıvıldı. Okulların kapanmasıyla anneleri çocuklarını erken saatte buraya bırakıy

