Avlu karanlık, gergin bir sessizliğe gömülmüştü. Kuru toprak üzerinde yankılanan her adım, yaklaşan bir fırtınanın habercisi gibiydi. Hamdullah Ağa avluya adım attığında her zamanki gibi gözleri Heja’yı arıyordu. Fakat gözleri, gül ağacının yerinde olmadığını görünce bir an durakladı. Gözlerine inanamadı. O gül ağacı, Heja’dan miras kalmıştı; yıllardır o avluda dimdik durur, Hamdullah Ağa'nın Heja duyduğu aşkın simgesiydi! Hamdullah Ağa ağır adımlarla boş kalan köşeye yürüdü. Kalbi hızla çarpıyordu. Eline boş toprak parçasını aldı, sanki o an, o gülün varlığına dokunabilseydi tüm hiddeti dinecekti. Ama hayır… Yerinde yoktu. Yokluğu, Heja’nın yokluğu gibi içini daha da kararttı. Derin bir nefes aldı, ama o anın dinginliği çabucak bozuldu ve avluda öfkesi patladı. “Kim yaptı bunu!” Duy

