Altı aylık hamileliğimin bu evresinde, her sabah sanki bir maraton başlangıcı gibiydi. İkizlerimin ağırlığı altında yataktan kalkmak, artık her zamankinden daha zor bir hal almıştı. Sabahın erken saatleri, odamızı hafif bir maviye boyarken, yataktan kalkma mücadelem yine başladı. Karnım, sanki içinde iki minik dansçıyla dolu bir dünya gibiydi, onların hareketleriyle dolup taşıyordu. Batuhan, alarmın ilk sesiyle uyanmıştı. Ben hâlâ yatakta, bir yan dönüş daha yapmaya çalışırken, belimdeki ağrı birdenbire hatırlatmıştı kendini. "Ah!" diye mırıldandım elimi belime götürerek. Batuhan hemen yanıma yaklaştı. "Yardım etmeme izin ver.” Kollarını belime dolayarak yavaşça yataktan kaldırdı beni. Her hamlede, bedenimin verdiği tepkiyi hissediyordum; sanki içimdeki minikler, bu hareketlerden rahat

