Cihan Karaca dan... Geçen geceki yemekten sonra Ozan’ı arayıp yanıma çağırdım. Hastanenin yardım yemeğine daha iki gün vardı ve benim az yontulmuş oğlumun gönül işine biraz el atmam gerekiyordu; yoksa “sen bana hayran, ben sana kurban” moduyla bir arpa boyu yol alamazlar. Şimdi Allah için, oğlum da yakışıklı, babası gibi ...ama kız da bir içim su maşallah, tam bize layık bir gelin. Bir de Ozan’dan gelecek o detaylı araştırma işi temiz gelirse, ne mutlu bize!. Kahvemi alıp çalışma odama geçtim. En son yapılan teslimatta ufak pürüzler çıkmış; Aybars hâlâ benim haberim yok zannediyor ama ben günde aldığı nefes sayısını bilirim. Birkaç telefon görüşmesinin ardından pürüzler de halloldu. Emekli oldum ama adımızın geçtiği yerlerde hâlâ sözümüz dinlenir. Şu itleri de hayırlısıyla bir evlendirey

