Defne' den Köydeki komşularımızın çoğu yurt dışında çalışırdı. Yaz gelince bir bir çıkıp gelirlerdi. O beş haftaya koca bir yılı sığdırmaya çalışırlardı. Sabah erkenden kalkar, tarlaya gider, akşam akrabaya oturmaya koşar, ertesi gün denize, sonra düğüne… Hiç durmazlardı. Çocukken anlamazdım. Niye her şeye yetişmeye çalışıyorlar ? diye düşünürdüm. Bir gün dayanamayıp sordum. O amcanın yüzü hâlâ gözümün önünde. “Yeğenim…” dedi, “Gurbetlik zor. Bir daha yaz olur… ama ben olmam. Bu gözlerle bir daha buraları göremem belki. Fırsat varken hevesimi alıyorum.” demişti. O cümle içime yerleşti. O zaman anladım… Onlar sadece tatil yapmıyordu. Hatıra biriktiriyorlardı. Çünkü içlerinde hep o soru vardı: “Geri dönüşüm tabutla mı olacak, yoksa yürüyerek mi?” Zamanında geçim sıkıntısından

