"İyi de bunlar çok, hepsini bitiremem ki?" dedim omuzlarımı kaldırarak, doldurduğu bardağı uzattı bana. Bardağı aldım ve bir yudum içtim. "Bitirecek yavrum, yemen gerek." Gözlerimi devirdiğimi görmediği için şanslı sayılırdım. Masaya yaklaşarak yemekten yemeye başladım. Tadını çıkartarak, manzaraya bakıp yiyordum. Bakışlarım yıllar önce hala aynı kudretle duran Kız Kulesi'nde durdu. "Hala çok güzel, hem de çok." Mehmet bahsettiğimin ne olduğunu anlam için bakışlarımı takip etti. "Onu yeniden inşa ettirdim ilk geldiğimde. Surlardan dolayı yıkılmıştı." Bunu onun yaptırdığını bilmiyordum. Demek ki tarih olarak aklımda sadece İstanbul'u fethedişi vardı. Keşke onunla ilgili her şeyi bilebilseydim. "Çok güzel olmuş ama hala parıldıyor." "Hala dediğine göre senin zamanında da yerinde duruyor,

