" Ya sana ne demeli Hamza efendi he hey anam ancak hakkından gelir . " diyen Yağız abi ile ağız dalaşına girmişlerdi. Ve buradaki en zor görevlerden biri olan Hamza' yı tutma görevi bendeydi. Başarılı mıydım hayır. Yapma desem de durmuyorlardı. İlk başta Sema ile gülsek de daha sonra aralarındaki şey alevlenmiş ve sönmüyordu. Hayır Yağız abiye de hak veriyordum. Kim karısını hâlâ deli gibi kıskan ve laf söyleyen amcaya tahammül edebilirdi ki Hamza resmen çocuk gibiydi. Orta da bir şey olsa tamam diyeceğim ama yoktu. İşte sabah ki huysuzluğun durumunu Yağız abi çekiyordu. İlk Hacer anaya şikayet edilse de kadın konuşamamıştı. Neden bu iki çocuk gibi adam yüzündendi. " Bana bak bana doldurma anamı hem yeğenim ben sana ne oluyor kıytırık damat. " dediğin de durdura bilene artık mada

