Kokulu mumlar... Kremalı yaş pasta... Kurabiye hamuru kokusu... Simli parlak süslemeler... Tanıdık yüzler... Bugün hepsi benim içindi... Kırmızı elbisemin, kabarık tül eteğini çekiştirerek masanın başındaki yüksek tabureye güçlükle tırmanmaya çalıştım. Tarlatanımı toparlayamadığım için babam kolumun altından destek olarak yerleşmeme yardım etti. Elbisemin ensesindeki etiketi beni rahatsız ediyordu. Elimi arkaya atmaya çalıştım ama kollarım çok kısaydı. Uzanıp da kaşıyamadığım bir yara gibiydi adeta. Huzursuzca yerimde kıpırdandım, umursamamaya çalıştım. Her şeye rağmen kendimi prenses gibi hissediyordum. Sonra o tanıdık sesi duydum. "Hadi tatlım." dedi annem, güneşten sıcak yumuşacık sesiyle. "Mumları üfleme zamanı." Annem çok güzel bir kadındı... Hayatımda gördüğüm en güzel ve e

