Dudaklarını yavaşça ayırarak alnını alnıma dayadığında gülümsedi. Gözleri kapalıydı ve ben şu an gülümseyen yüzünü izliyordum. Derin birkaç nefes aldıktan sonra gözlerini açmadan konuştu. "Odana dön." Söylediği şey ile kaşlarım bir anda çatıldı ve çıplak omuzunda ki ellerimi çektim. Gözlerini açıp gülümseyerek yüzüme baktı. Eliyle saçlarımı geriye doğru itip yutkundu. "Sadece odana dön. Geleceğim." Ne olduğunu anlamasam da kafamla onu onayladım. Bedenini geriye çektiğinde kapıyı açıp hızlıca odadan çıktım. Biraz önce yaşadığım şey beni çok fazla heyecanlandırmıştı ve ben bunu engelleyememiştim. En kötüsü de bana yapacağı hiçbir şeye hayır diyemeyeceğim gibi hissetmiştim. Bu tamamen saçmalıktı. Duygusal bir şey olmasa bile öyle bir adamdan etkilenmem tamamen kendime hakaretti. "Ney

