Sehun'un attığı konuma geldiğimde etrafıma baktım. Takip edilmediğime emindim ama buralarda beni birinin görme ihtimalini göz önünde bulundurmam gerekiyordu. Gerçi yıkık bir binada kimsenin olabileceğini sanmıyordum. Namjoon, bu sabah dönmüştü. Onunla birlikte tabi ki Sehun da. Duyduğum tıkırtı ile anında arkama döndüm. Sehun elinde tuttuğu papatyaya eziyet ederek merdivenlerden iniyordu. Burada olduğumu muhtemelen biliyordu ama henüz bakışları beni bulmamıştı. "Sevkiyatların ana kaynağı onlar değil." Söylediği şey ile kaşlarım çatıldı. Merakla ona bakarken bakışları sonunda beni bulabilmişti. "Bunu nereden biliyorsun? Yani nasıl anladın?" Omuz silkerek merdivene oturdu ve elinde ki papatyanın yapraklarını yavaş hareketlerle koparmaya devam etti. "Yakın takipteydim, fazla yakın. Üze

