Bölüm 47: Kırık Ses Mektubu sabah postaneye verdim. Çıkarken rüzgâr saçlarımı yüzüme savurdu. “Bitti,” dedim… ama içimde yankılanan ses “Yalan,” diyordu. Eve dönerken marketten bir şeyler aldım. Poşetlerin ağırlığı değil, saatlerin ağırlığı yoruyordu beni. Her adımda zaman üstüme doğru çöküyordu sanki. Apartmanın merdivenlerini çıkarken kalbim ritmini kaçırmış gibiydi. Saat duvarı tırmalıyor gibiydi. Telefonum sessizdeydi; Mert’ten hâlâ ses yoktu. İçimde keskin bir bekleyiş… Bir şey olacak, biliyordum. Olumlu ya da olumsuz; yaklaşan bir gölge, kapıya hızla gelen bir kader gibi. Öğlene doğru kapı zili çaldı. Kalbim boğazıma dayandı. Göz deliğinden baktım: kargo. Kapıyı açtım, imzaladım, geçtim. Zarfın içinde yalnızca tek cümlelik bir not vardı: “Her gidişin dönüş içindir.” Altın

