-Ece- Üstümdeki siyah elbiseyi düzeltip son kez aynada kendime baktım. Kumral saçlarım dümdüz bir şekilde belime kadar dökülüyordu. Hafif bir göz makyajı yapmış onu kırmızı rujumla desteklemiştim. Ayakkabılarım kırmızı ince bantlı olduğu için uyumu yakalamak zorundaydım. "Fıstık hazır mısın?" "Gel Ufuk." Kapımı açıp elindeki sandviçi ısırdığında kaşlarımı çattım. "Bari üstündeki kıyafetlere saygın olsun ya şu haline bak yere de döktün mü annem mahvedecek seni." Yakasına dökülen ekmek kırıntılarını avucuma toplarken o konuştu. "Bu dekolte çok. Baha'yı kalpten götürmek mi niyetin?" "Babam evde gerizekalı az bağır." Kafasına vurup odamdaki minik çöp kutusuna attım elimdekileri. Buna da hiç çöp atmıyordum da iş olsun işte. Kapımı kapatıp yatağın üstüne oturdu. Ayakkabımın bağcıkları

