Demir ağalardan geldiğimiz günden beri deliriyordum. Azra'nın hareketleri, Rojba’nın söyledikleri.... çıldırmamak elde değildi. Oysa ki o gece ne kadar da güzeldi. İçinde anlamlandırmadığı bir duygu ile defalarca bıkmadan usanmadan sevişmişti Azra ile. Sabah olunca erken kalkmış Baran'ın atlarından bir tanesini alarak gezintiye bile çıkmıştı. Değişik bir şeyler vardı sanki içi içine sığmıyordu. Gezintiyi bitirip demir ağanın konağına girdiğinde dün geceden yorgun olan kadını uyandırmamak adına Rojba’nın odasına gitmiş, kısa bir duşun ardından pencere kenarındaki koltuğa uzanmıştım. Gözlerimi açtığımda üzerimdeki yorgunluk hafifte olsa geçmişti. Saatin kaç olduğunu anlamak için etrafıma bakarken karşı koltukta ayak ayak üstüne atmış dik bir şekilde bana bakan Rojba’yı görmüş hayırdır derc

